Bekliyorum seni.

Her telefon çaldığında, her mesaj sesi geldiğinde yüreğim ağzıma geliyor.
Ekrana düşen her bildirim, adını taşımasa bile sendenmiş gibi çarpıyor kalbime.
İnsan beklemeyi öğreniyor bazen. Ama bu, sabırlı bir bekleyiş değil.
Bu; ihtimallerle dolu, kalbi diken üstünde tutan bir bekleyiş.
Bir kavuşma var içimde, büyük bir kavuşma… Sadece iki bedenin yan yana gelmesi değil bu. Eksik kalan cümlelerin tamamlanması, yarım kalan suskunlukların anlam bulması, gözlerin gözlerime ‘’nihayet’’ demesi.
Beklemek zor.
Ama en zor olan, beklerken güçlü görünmek. Kimseye belli etmeden umut taşımak, ‘’olmazsa da olur’’ derken içten içe ‘’olsun’’ diye dua etmek.
Bazen düşünüyorum; acaba sen de aynı sesi duyuyor musun? Telefonun çaldığında irkilip ‘’o mu?’’ diyor musun? Yoksa bu heyecan sadece bana mı ait?
Zaman geçiyor, günler birbirini kovalıyor. Ama bazı duygular aceleye gelmiyor. Bazı kavuşmalar var ki, geç kalmışlığıyla kıymetli oluyor.
Ben büyük kavuşmayı bekliyorum. Bir mesajdan, bir aramadan çok daha fazlasını…
Yüreğime’’ artık geldim’’ diyecek bir adımı.
Ve bil ki;
Bu bekleyiş boşuna değilse,
Bu kalp seni ilk gördüğü yerde,
Bütün sabırlarını affedecek.