Son yazımda, Oğlan kınasını yakmıştık…
Bu kere KIZ KINASI’NI yine merhum Adil Dai Beyefendinin kaleminden de yararlanarak anlatmaya çalışacağım.
Oğlan evinde kına yakma işi bittikten sonra, oğlan tarının hanımları kızın kınasını yakmak için kız evine gelirler ve hep beraber kızın eline kına yakarlar.
Bu defa kız odanın ortasına konan sert bir yastığın veya minderin üzerine oturtulur. Kızın giysilerinin tamamının yeni olması, ilk kez giyilmiş olması gereklidir. Kızın başına büyük bir namaz dolağı örtülür ve yine yahlarla, zılgıtlarla, türkülerle kızın eline nakışlı kına yakılır. Bu arada türkülere uyularak kadınlarda oynarlar.
O zamanın yaygın olan türkülerinden:
Kara çalının gülümü olur,
Arısız peteğin balı mı olur?
Yetim kızlar büyür, gelin mi olur?
Konun turnalar, uçun turnalar…
Sandıklar içinde gelin abası,
Kağıtlar içinde gelin kınası,
Hani nerde bunun ağa babası,
Konun turnalar, uçun turnalar…
Kızın elin kına yakılırken unutulmayan adetlerden birisi de; gelin-kaynana fıkraları anlatılır, maniler deyişler söylenirdi. Amaç geline de, kaynanaya da nasihat etmektir.
Mesela…
Hanımlardan biri; bunu ben uydurmuyorum. Geçen gün hamamda söylediler: “Gelin yün yumağı olup raftan düşse kaynananın başı yarılırmış.”
Bir başka hanım; şöyle bir atışmayı dile getirir:
Kaynana:
Süt verdim yudum, yudum. Yürüttüm adım adım
Senin onda hakkın yok oğlanı ben doğurdum.
Gelin:
Sen pişirdin ben yerim. Canım gibi severim
Anamı babamı unuttum, onun yanıdır yerim.
Kaynana:
Her gün yedirdim mama, ömrümü verdim ona
Onu büyüten benim, nereden çıktın karşıma?
Gelin:
İki gözüm kaynana, doğru söyle sen bana
Koşarak gelmedin mi, sen de kayınbabama?
Kaynana:
Sen bizi karıştırma, bana demişler ana
Oğlum gitti yalnızım onu özlerim hala.
Gelin:
Sen satma bana çalım, işte yeşilim alım
Kimden vazgeçecekmiş gel oğlana soralım..
Kaynana:
Evinden çıkıp geldin, madem oğlumu sevdin?
Haydi, mutlu yaşayın oğlumu sana verdim…
Ona oğlunu verdi, kız kaynanayı sevdi.
Ve bu güzel yuvaya Allah mutluluk merdi…
Maniler, şiirler okunurken gelin ağlamaya başlar. Arkasından kız anası ve arkadaşları da – adettir – ağlamaya başlarlar.
Biraz sonra gözler silinir, zılgıtlar çalınır, oyunlar oynanır. Dağılırken de kız anası misafirlere birer parça kına verilir…