Hışhışı Hançer’rin bir köşesinde de “Zurnada Peşrev Olmaz, Ne çıkarsa bahtına” başlığı altında bazı kişilere benzetmelere yer verilmiş. Buyurun:
Vali Muavini Sabri Sözer’e : Türk köylüsünün kalkınması
Nail Bilen’e : Doksandokuzluk bir teşbih
Ali Elgin’e : Ütü, traş makinesi ve bir matbaa
Ekrem Cenani’ye : Kundurasının altına sigara kağıdı
General Aşir Atlı’ya : Otomatik mareşallik
Muzaffer Canpolat’a : Müstakil Kilis vilayeti milletvekilliği
Doçent Osman Barlas’a : Acil profesörlük
Nafi Erkılıç’a : Bir kutu Radyokarbon
Cemil Sait Barlas’a : Nazar boncuğu
Sahir Arıtan’a : “Bekarlık sultanlıktır” kitabı
Rüştü Atalar Hoca’ya : Motorlu nakil vasıtası
Dr. Hamit Uras’a : Zengin’in tuzlucası
Habib Ayata’ya : Bir baş soğan
Zafer Yalçın’a : “Aman terzi kolların kırılsın” şarkısı
Ali İhsan Göğüş’e : Cemiyetlerin tapusu
Hüseyin Cemil Göğüş’e : Panama şapka ve domino
Sadettin Çulcu’ya : Milletvekilliği ve belediyeler müfettişliği
Saip Atay’a : Winston Churchill’in “Harp Hatıralarım” kitabı
Sıtkı Erkılıç’a : Papiyon kravat
Gaziantep Kültür Derneği
İstanbul Şubesi mensuplarına : Sabır taşı
Vali Raif Tek’e : Gaziantep’teki 10 ilkokulu yirmiye çıkarmak için bir
milyon lira
***
Yazı da ismi geçenlerden bugün hayatta olan tek kişi Sıtkı Turan Erkılıç’tır. Kendisine ömür diliyorum.
Saip Atay, doktor olduktan sonra Kelleci Pazar civarında bir muayenehane açmıştı. Fakir babasıydı. Fakir hastaları bedava muayene eder, muayenesinin altındaki eczaneden ilacını alır, hastayı öyle gönderirdi. Kendisine rahmet diliyorum.
Sadettin Çulcu, her seçimde milletvekilliğine müstakil adaylığını kordu. Biraz akıl noksanı idi. Belediyeleri teftiş ederdi.
Tuzlucacı Zengin’in “Toktur Hamit Bey de yii bundan” diye satış yaparken bahsettiği Hamit, Dr. Hamit Uras idi.
Rüştü Atalar modern bir yapıya sahipti. Ticaret Lisesinde çıkardığımız “bereket” isimli gazeteyi Rüştü Hoca’nın matbaasında 200 adedini 25 liraya bastırırdık.
Sahir Artan, Gaziantep Lisesinin müdürüydü.
Doçent Dr Osman Barlas, sonradan profesör oldu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Hastanolesinde Dahiliye Kürsüsü sahibiydi. Gazianteplilere çok yararı olmuştur.
Hafızam yanılmıyorsa Ali Elgin aynı zamanda Avukat idi. Bir süre İslahiye’de ikamet etmişti.
Orhan YALKIN