Son 3 yıldır dijital şirketimiz Trio Media ile, kurumlara dijital çözümler sunuyoruz. Kurumların dijital dünyada görünür olmasına yönelik çalışmalara danışmanlık ediyor, yönetimlerini üstleniyoruz.

Bunun içerisinde sosyal medya çalışmaları da var tabii.

Üç yıllık süreçte dijital dünya ile ilgili çok sayıda eğitime katıldım.

Açıkçası bu gazeteci olduğu iddia edilen Afgan genç, söyleyene kadar Bigo Live uygulamasını duymamıştım.

Twitter, Facebook, Instagram, Linkedin, popüler uygulamalar.

Bunun yanında Pinterest, Tiktok, Twitch, Snapchat gibi daha birçok uygulama var.

Bigo Live’i nasıl duymamışım diye sorguladım kendimi.

**

Afgan gencin dediği gibi bir araştırayım dedim.

Bigo live Türkiye yazdım. Gerçekten çıplak kadın profil resimleri ile karşılaştım.

Birden aklıma geldi. Bigo Live Afganistan yazdım.

Karşıma yine çıplak kadın profil resimleri çıktı.

Bigo Live Suudi Arabistan, Bigo Live Katar…

Hepsinde sonuç aynı.

Bigo Live’in fonksiyonu ortaya çıkmaya başladı.

**

Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği “Twitch” adlı bir sosyal medya uygulaması var. Sanırım en ideal tanımlama “ Gamer Televizyonu”

Oyun oynayan kişilerin ekranını izleyip, sohbet edebiliyorsunuz.

Gençler arasında oldukça revaçta.

İşte Bigo Live, bu twitch’in farklı bir versiyonu diyebiliriz.

Yine oyun sohbetleri var. Ama farklı sohbetler de öne çıkıyor.

En uygun tanımı da ekşi sözlükte yapılmış;

“Eskortların yan gelir amacıyla yayın yaptığı uygulama”

Yani, Bigo’dan farklı bir sonuç almanız mümkün değil.

**

Anlaşıldığına göre; onca faydalı uygulama varken Bigo Live’den kafasını kaldırmayan bu genç, bize kültür yozlaşmasından bahsediyor.

Camilerimizin çok, ama boş olduğunu dile getirerek, belki bazılarımızın hoşuna gidecek sözler söylüyor.

İşte Çağdaş Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği kafa yapısı tam da bu.

Camiye gidip, orucunu da tuttuktan sonra kendini dindar olarak adlandıran,

Kültürel yozlaşmayı, dindar nesli dilinden düşürmeyen,

Diğer taraftan Bigo platformlarında fink atıp, cemaat yurtlarında bademleme ve taciz iddialarında dilini yutan kafalar.. 

**

Atatürk’ün yaktığı aydınlanma ışığı, hâlâ bu kafaların istedikleri ortamı yaratmalarına izin vermiyor.

Onlar da Laik ve Çağdaş Türkiye’de yetiştiremeyince, bu kafa yapısını ithal ederek çoğunluğu sağlama çabasındalar.

Bu çabaya Ensarlık kılıfını biçerken, plansız göçlere tepki göstereni de Faşistlikle suçluyorlar.

Düşene el uzatmayan ırkçılar olarak nitelendiriyorlar.

**

Kürdü, Türkü, Çerkez’i, Laz’ı, aynı tarihi bağlarla birbirine kenetlenmiş bir milletiz.

Bizim tepkimiz, ülkemiz adına öngördüğümüz tehlike üzerinedir.

Tepkimiz, bizi bir arada tutan en önemli değerimizin tarih bağlarımız, geçmişimiz olduğunun farkında olarak, demografik yapımızı bozma çabalarınadır.

Bizlerin millet tanımı nettir; "TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ KURAN TÜRKİYE HALKINA TÜRK MİLLETİ DENİR"

Ulu önder Atatürk’ün bu tanımının yerine koymaya çalıştığınız “ÜMMETÇİLİK” anlayışınıza, Türk Ulusu hiçbir zaman müsaade etmeyecektir.

“Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.” M.Kemal Atatürk…