İnsan en çok boş kaldığında yorulur.
Zamanı değil; zihni boşaldığında başlar kendini kemirmeye. Aynı düşünceler, aynı sorular, aynı çıkmazlar… Hepsi boşlukta büyür.
Oysa insan meşgul oldukça güçlenir.
Pozitif uğraşılar sadece vakit doldurmaz; ruhu onarır.
Sanat, içimizde kelimelere dökülemeyenleri anlatır.
Spor, bedeni hareket ettirirken zihni susturur.
Yürüyüş, düşünceleri sıraya dizer.
Doğa, insana haddini ama aynı zamanda dengesini hatırlatır.
Maneviyat, yükü tek başına taşımadığını fısıldar.
Örgü, sabrın ilmek ilmek öğrenilmesidir.
Etkinlikler, hayata karışmanın en sade halidir.
Ruhunuza iyi gelen bir meşguliyet bulduğunuzda, şifa kendiliğinden başlar.
Sorunlar bir anda yol olmaz ama gözünüzde küçülür.
Çünkü bakış açınız değişir.
Çözüm, çaresizliğin önüne geçer.
İnsan boşta kaldıkça kendini tüketir.
Meşgul oldukça ise kendini toparlar, güçlenir, yeniden kurar.
Bazen iyileşmek için büyük kararlar almak gerekmez.
Sadece ruhunuza iyi gelen bir şeyle meşgul olmanız yeterlidir.
Çünkü insan, kendini oyalanırken değil; yavaşlarken iyileştirir.