Merhaba Sevgili Okurlar;
Bu haftaki yazımda, bir postür (duruş) bozukluğu; vücudun omurga yapısında oluşan şekil bozukluğu skolyozdan bahsedeceğiz.
Skolyozu açıklamadan önce omurganın anatomisi hakkında bilgi verelim.
Omurga, vücudun kafatasından başlayarak kuyruk sokumuna kadar devam eden 33 vertebradan (omurdan) oluşan kemik zincirine verilen addır. İnsan omurgası birbirine yapışık halde servikal (boyun) 7, thoracal (göğüs) 12, lomber(bel) 5, sacral (kuyruk sokumu) 5, coxygeal (kuyruk sokumunun uç kısmı) 3-4 vertebralardan oluşur.
Normal bir insan omurgasına yandan baktığımızda bel ve boyun bölgesinde hafif lordoz, sırt ve kalça bölgesinde ise hafif kifoz denen dört adet eğrilik saptanır. Önden bakıldığında ise omurgada bir eğrilik görülmez ve düz bir yapı göstermesi beklenir. Omurganın sağ veya sola eğrilmesi (çoğunlukla göğüs veya bel bölgelerinde) ile tanımlanan skolyoz günümüzde çok yaygın bir ortopedik problemdir. Skolyoz tek başına olabileceği gibi kifoz (omurganın öne eğilmesi) ile birlikte görülebilir. Skolyozun tanısında fiziksel muayene, MRG ve bilgisayarlı tomografi gibi yöntemlerden yararlanılmaktadır.
Skolyoz, kız çocuklarında çok daha sık görülür. Özellikle 30 dereceyi geçen skolyozlar adölesan (ergen) kızlarda erkeklere oranla on kat fazla görülmektedir. Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur.
Skolyoz, birden fazla nedenler ile ortaya çıkabilir. Mesela konjenital (doğuştan) olabileceği gibi doğumdan sonra gelişim sürecinde veya adölesan dönemlerinde (en sık görülen genelde 10-16 yaş arası) de görülebilir.
Skolyoz, erken dönemde kişide herhangi bir rahatsızlık oluşturmayabilir. Bu nedenle kişi veya ailesi tarafından fark edilmesi zor olabilir. Sırt-bel ağrısı, omuzların birinin diğerine göre daha yüksekte olması, kürek kemiklerinin asimetrik ve diğerine göre çıkıntılı görünüşü, kalçaların asimetrik durması, üstündeki giysinin asimetrik durması, yorgunluk ve halsizlik gibi durumlarda skolyozdan şüphe edilmeli ve en erken zamanda bir uzmana danışılmalıdır.
Skolyozun tedavisi eğrilik derecesine ve hangi aşamada olduğuna göre belirlenir. Skolyozun derecelendirilmesi bilgisayarlı tomografi, radyografi ve MRG gibi görüntülenme yöntemleri ile yapılmaktadır. 20 derecenin altında olan eğrilikler hafif skolyoz, 20-40 derece arasında olan eğrilikler orta seviyede skolyoz ve 40 derecenin üzerinde olan eğrilikler şiddetli skolyoz olarak adlandırılır.
Hafif ve orta şiddetli skolyozlu hastalar için, düzenli egzersiz, skolyoza özgü egzersizler, plank, şınav, korse, elektroterapi ajanları (tens vb.), hidroterapi ve sırt-karın kaslarını güçlendirme gibi çeşitli egzersizler içeren fizik tedavi programı bir fizyoterapist tarafından hazırlanarak iyileştirilmektedir. Şiddetli skolyozlar için ise çoğu hasta cerrahi operasyon ile tedavi edilmektedir.
Skolyoz, her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis edilmesi önemlidir. Yukarıda yazdığım skolyoz belirtilerinden herhangi birini fark ederseniz en erken zamanda bir uzmana gözükmelisiniz. Unutmayın, skolyoz tedavisi erken başlandığı ölçüde başarılı olur.
Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler dileğimle. Egzersizle kalın!
Saygılarımla
Fizyoterapist İlhan Demir