Gaziantep FK’ya gönül vermiş herkesin ağzına bir parmak bal çalındı. Haliyle bu balın tesirine kapılıp, bütün şehir olarak UEFA heyecanına girdik. Alanyaspor mağlubiyetiyle UEFA’ya fiilen havlu attığımızdan bahsetmiştim. Nitekim rakiplerimizin puan kaybetmesi ve Ankaragücü maçından galibiyetle ayrılmamız sonucunda ağzımıza bal sürüldü. Sivasspor maçına, UEFA için bir umut olarak çıktığımız da alınan mağlubiyet ise artık UEFA’ya resmen havlu attığımızı göstermektedir. Artık UEFA kapısı bu yıl için kapanmıştır.
Zirve yarışından olan takımımız, önce düşüşe geçti. Sonra tesellimiz UEFA yolu oldu. Tam koptuk derken, Ankara da ağzımıza bir parmak bal sürülüp, acaba dedirttiler. Sivasspor maçından galibiyetle ayrılsak, ilk beş için kartlar yeniden dağıtılacaktı. Heyecanlar üst safhada olunan maçta, herkes ekranların başında heyecanla umutla beklerken, bir de bakıyoruz ki sahada sanki Gaziantep FK değil de bambaşka bir takım var. Oyunculara bakınca sahada kazanmak için hırs göremiyoruz. Oyuncular, ligi tamamlayalım da bitsin havasındalar. Daha da enteresan olan şudur ki; Pinto’nun Dicko’yu yedek başlatması. Takımda bu kadar koşan, rakibi sürekli rahatsız eden başka oyuncu mu var? Kenan Ankara maçında asist yaptığı için böyle bir ödüle mi layık görüldü anlamış değilim? Kenan böyle bir asist yapamıyorsa, zaten futbolcu kimliğini bıraksın. Kaldı ki maç boyunca bütün topları ezen, bencil ve faydasız bir oyuncudan bahsediyoruz.
Buradan iki şey çıkar. Birincisi yönetim bu takımın UEFA’ya gitmesini istemedi. İkinci ise Pinto bu işi yapamıyor. Yönetimin transfer döneminde sınıfta kaldığını söylemiştim. Sadece bununla da değil. Hakemlerin takımı katlettiğinde bile kamuoyuna tepki koyamamaları, hakemlerin daha da çok takımı ezmesine sebep olmuştur. Sadece bunlar mı? Tabi ki hayır. Bunların bütün detaylarını ilerleyen tarihlerde detaylandıracağım.
Pinto bu işi yapamadı. Zaten devre arasında ülkemizi tanımayan bir yabancı hocanın doğru olmayacağını savunmuştum. Maalesef yanılan ben olmadım. Eğer yanılan ben olsaydım, şimdi UEFA yolculuğunu konuşuyor olurduk. Şimdi ise ligi tamamlamaya çalışan bir takım haline geldik. Sanki okeyde dördüncüyü tamamlayan figüran gibi..
Yönetimin kongreye gideceği haberlerini alıyoruz. Beraberinde ise Pinto’nun gönderileceği konuşuluyor. Bunlar, ilerleyen tarihlerde netlik kazanacak. Bu gelişmelerin gidişatına göre daha sonra yorum yapacağım. Benim şu aşamadaki görüşüm çok nettir. Oda şöyle ki;yönetimde transfer işlerini yapan kişinin görevine derhal son verilmelidir. Bununla birlikte basın sözcüsü olan arkadaşında aynı şekilde görevine son verilmelidir. Çünkü transferler büyük zarar verirken, basın sözcünün hakemlerin konusunda yetersizliği takımı ezmiştir.
Pinto’nun gönderilmesi ise en isabetli karar olacaktır. Buraya kadar olanları Erdal GÜNEŞ hocamız da yapabilirdi. Hatta Pinto’dan daha iyi işler başarabilirdi. En azından şu an ki konumumuzdan aşağıya düşmezdi.
Gaziantep FK, taraftarlara ve takıma gönül vermiş herkese UEFA heyecanını bir yaşattı bir öldürdü. Tam bitti derken, ağza bir parmak bal sürüp, tekrar acıyı verdiler. Üstelik yüreğiyle oynayıp savaşarak kaybedilmedi. Tam tersi teslim olundu. Durum böyle olunca da yönetimin ve takımın UEFA’yı yürekten değil sözde istediği anlaşıldı.
Şuan hedefsiz gemideyiz. Artık yeni sezon için hazırlıklar ve yeni yapılanmalara gidilmelidir. Öncelikle kongreye gidilecek haberlerinin sonuçlarını görelim. Sonrasını o zaman hep birlikte değerlendiririz.
Mutlu Haftalar Diliyorum.