Devlet büyükleri hakkında konuşmak ,eleştirip yazmak sucsa, bu bütün kesimler için geçerli olması gerekir. Şu an siyasetciden yazarına vatandaştan,iş adamı bürokratına kadar ,devlet büyükleri hakkında konuşmanın karalamanın suc sayılarak, hakkında dava açılması ile verilen cezalar ve göz altılara bakarsan, Devleti temsil eden  ülkeyi yönetenlerin, konuşmaları ve hatta ebediyete göçmüş insanlar hakkındaki konuşmaları bile suc kapsamına girmeli.

Bu ülke için hayatlarını cephelerde geçirmiş insanlar hakkında olumsuz sözler ve suclamalarda bulunanların,hakkında cesaret edip dava dahi acamayan, yargı mensupları,muhalefette olsun, sivil toplum kuruluşları yetkilileri ile vatandaşa varıncaya denk hemen dava açmaları ile, en az verilen, cezayı müediler ve para cezaları ile, güclünün yanında yer alırken, gercek yasaların işlemediğini ortaya koyuyorlar. Çünkü halkın ıslık calması bağırması ile,toplumu rahatsız ediyor  diyerek kabahatler yasasına göre ceza dahi yazarken, bugün Cumhuriyet ilkeleri ile yasalarını hice sayanlara seyirci kalınıyor.

Çünkü onlar iktidar kesimi ve iktidarın himayesinde olan kesimlerdir. O zaman yasalarda ayrıcalığın olmadığını nasıl iddia edebilirsin?