“KİŞİLER, KENDİLERİNİ İSTEDİKLERİ ŞEKİLDE HÜR İRADELERİYLE İFADE EDEBİLMELİ...” 

Şimdi denecek ki;  

Hatta bundan yüzde yüz eminim. “Bu yaşlı insanların sözleri-hanekleri, neden bu kadar çok oluyor, her şeye karışıyorlar…” 

Genç okurlarım çok haklılar.  Ama benim ve benim gibi yaşlıların gördüğümüz yanlışları sizlerin görmeniz mümkün değil! 

Çünkü aynı ‘yanlışları’ ne yazık ki, sizlerde yapıyorsunuz. 

Ha bu arada yazacaklarımdan dolayı günümüz öğretmenleri alınmasınlar. Ama gerçek bu. 

Ben öz be öz Antepliyim… 

Ve an koyu Anteplilerin bulundukları Şehreküstü’nün “bostan arası” denilen semtinde yetiştim, büyüdüm… Gençlik yıllarım gurur duyduğum bu semtte geçti. 

İlk mektebi bitirip orta mektebe gittiğimde sınıf arkadaşlarımın hemen hepsi nereli olduğumu sormuşlardı. 

Neden? 

Çünkü özbeöz Antepli olmama rağmen kendileri gibi Anteplice konuşmuyor; “geliym, gedimy” demiyor, “geliyorum, gidiyorum” diyordum. 

Mekânı cennet olsun, ilk mektepte öğretmenimiz Sayın Mehmet Tahtacı beyefendi, bize: 

“Çocuklar, Antep şivesi kötü bir şive değil, ama günümüzde herkes İstanbul şivesiyle konuşmaya gayret ediyor. Bu nedenle sizde; evinizde annenizle-babanızla, kardeşlerinizle konuşurken, sokakta arkadaşlarınızla konuşurken “geliyorum -gidiyorum” diye konuşun diyerek:   

O saf pisliğe bulaşmamış küçücük beyinlerimizi yıkamış… 

Şimdilerde, benim ve benim gibilerin yüreklerimiz ağzımıza getiren yanlışlardan sadece birisini dile getirmeye çalışacağım: 

Yolda yürürken… 

Yanımızdan fırt diye geçen cebinde cep telefonu, kulağında telefonuna bağlı kulak çalığı ile dünyadan bihaber pedal çeviren, ya da ayağındaki patenle kendini dünya fatihi sanan…   

Günümüz teknolojisinin getirilerinden olan ve de kulaklara küpe olmuş gibi yollarda, yatakta, tuvalette, misafirlikte, önemli bir toplantıda kulaklardan ayrılmayan “cep telefonu” denilen belanın aksesuarlarından olan kulak çalık la, her olur olmaz yerde bu kulak çalıkların kullanılmasının yanlış olduğu:  

Herhangi bir araç kullanırken, hele hele motosiklet kullanırken, bisiklet pedalı çevirirken ve de patenle yol alırken… 

Kulakta ki, kulak çalığın arkalarından yapılan bir uyarıyı, herhangi bir korna sesini duyamayacaklarını…  

Bunun büyük felaketlere yol açacağı saygın ÖĞRETMENLERİMİZ tarafından sınıfta ders anlatırken 3-5 dakikalık bir molayla sohbet halinde, öğrencilerine anlatılsalar…