Masum Türker’in kurultayda konuşmalarını  internetten  mesaj atan arkadaşlardan aldığım bilgiler doğrultusunda diyecek bir söz bulamadım. Ancak çok istiyorsan git oralarda siyaset yap Masum Türker,  demekle yetineceğim.  Ankara’daki eski  siyasetçi arkadaşlarımdan aldığım bazı mesajlar sonrası, gerçek bir DSP’linin çıkıp konuşacağı ve taklit edeceği konuşmalara ilk sefer tanık oldum.Çünkü bu güne kadar hep birileri DSP’yi ve ekonomik modellerini taklit ettiler.

DSP’nin parti programındaki paylaşım ve halkçılık gibi, çok şeyi kapsayan ülke meseleleri ile ülkenin geleceğini kapsayan yasalardan çalışana kadar öyle zengin bir programa sahipti ki, şu an ülkeyi yönetenler bile on yıldır,ekonomiden sağlığa kadar çok şeyi taklit ettiler.

DSP’nin yeniden genel başkanı seçilen, Masum Türker,in 9,cu olağan kurultayında yaptığı konuşmalara bakınca, tıpkı rte’yi taklit ettiğini gördüm. Yazıklar olsun DSP çatısının altındaki böyle insanlara, yazıklar olsun  merhum Ecevit’in koltuğunu dolduramayıp taklitçilik edenlere,aslında söylenecek çok şey var. Yalnız DSP için değil. Şu an DSP’li geçinip, Ecevit ilkelerini unutanlar ve DSP’yi yönetmeye kalkanlara, fazla değil. DSP’ye genel başkan seçildikten sonra DSP’yi ne hale getirdiğinize dönüp bir bakın. Sanki DSP başka bir partinin arka bahçesi olmuş onlara  siyaset üretip, akıl vermek ister gibi konuşmalar.. DSP’lilerin halkçı, devletçi olduğunu unutmuş ümmetçilik gibi bir yol içerisine girmeleri ve çağrı yapmaları ile DSP ve Merhum Ecevite ihanet edercesine bir siyaset sergilemeleri asla kabul edilemez.

 Zaten yapılan Olağan kurultayında yasal bir geçerliliği yoktur. Çünkü çok il ilçelerde kongresini yapamamıştır. Yaptığı kongrelerde bile kurultay delegesi sayısı kadar üyenin bulunmadığını, kongre yapılan illerden gelen mesajlar ve görüntülerden yola çıkarak, protesto edip salonlarda yeterli çoğunluk olmadığını savunan diğer illerdeki DSP’li arkadaşlarımın attıkları mesaja bakarsan. Bu bir yargı olayı haline gelmiştir. Onun için, Yargıtay, Cumhuriyet Baş Savcısının araştırması ile belgeleri istemesi gerekir. Yapılan kongre ve tutulan tutanaklar ile kaç delege katılmış, kaç tane kurultay delegesi ve yönetimler ile yedeklerin isin imzalarının karşılaştırılması gerekir. Aslında bu bir suçtur. Eksik kişiler ile kongre yapıp delege yazmak. Bundan sonrası seçim kurulları ile Cumhuriyet Savcılarına görev düşmektedir. Buradaki tek amacım, merhum Ecevit’ten almış olduğumuz bayrağa sahip çıkmaktır.