Yandaş gazete, “Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse, yanlı, taraflı, taraftar” şeklinde tanımlıyor yandaşlığı

Peki yanlı olmak, taraftar olmak, desteklediğin tarafı, körü körüne savunmak mıdır?

Mesela, son derece kötü bir sezonu geride bırakan Galatasaray takımının taraftarı, “Hayır, biz çok iyi bir takımız.” mı demeli, taraf olduğu için?

Veya bir eğitim sendikası yöneticisi, sırf karşı taraftaki sendikada diye, iyi bir öğretmene zorluk çıkarıp, çocukların bu öğretmenden mahrum kalmasına neden olarak, sırf yandaşlık uğruna mesleğine ihanet edebilir mi?

**

Bir gazetede “Bu günlerde en zor iş yandaş olmak” şeklinde bir köşe yazısı okumuştum. “Bize göre bugünlerde “en zor iş” yandaş olmak! Dahası “yandaş kalem” olmak!” diyordu.

Gazetecilik objektif olmayı gerektirir. Kendi görüşüne, tarafına göre, bir şeyi görüp, bir şeyi yok sayamaz.

Pazar günü yandaş gazetelere bakıyorum.

Bir gün önce CHP’nin Maltepe Mitingi olmamış. Babacan’ın ilk mitingi de hiç yapılmamış sanki. O gün tek miting var bu gazetelere göre…

**

Mitingi yaz(a)mayan gazete, mitinge çevre illerden taşıma yapıldığını haber yapıyor.

Gazeteye göre miting yok. Ama olmayan(!) mitinge taşıma var.

Aynı gazete, Erdoğan’ın Adana’daki mitinginden Konya’ya dönerken, bir otobüsün kaza yapmasını ve 3 kişinin ölmesini nereye koyacak?

En iyisi yine görmezden gelmek. Onun yerine; olmayan mitingde “İmamoğlu ile Yavaş el sıkışmadı” haberi yakışır yandaşlığa

**

Karşı tarafı kötülemek için gerekirse mesleğinle, hatta kendinle çelişmenin, hiçbir önemi yok bu zihniyette...

Başta, bir düşünceye taraf olmanın, birinden, bir kesimden yana olmanın kabul edilebilir olduğunu söylemiştik. Ama yandaşlık için, taraftarlık için kendinden ödün vermek, mesleğinin ilkeleri ile çelişmek…  İşte bunu anlamak zor.

Bu zihniyete göre yandaşın hası, kendi tarafının yanlışlarında, karşı tarafın doğrularında ortaya çıkar. Tarafının yanlışlarını savunup, karşı tarafın doğrularını görmezden gelerek has bir yandaş olabilirsin.

Ama sizin için önemli mi, o da ayrı konu; Mesleğiniz sorgulanır, skeçlerde tuvalet kağıdı ile kıyaslanır hale düşersiniz.

**

Günümüzde yandaş kelimesi, TDK’da ya tam karşılığını bulamıyor ya da biz bu kelimeyi de yozlaştırdık.

Yandaşlık duygusalsa; Kendinden, mesleğinden, ödün vermeden taraf olur, destek verir insan.

Ama konu tamamen duygusalsa(!), yandaşlık ile tanımlamak hafif kalmaz mı bu zihniyeti?