Ankara’da yoğun temaslarla geçen bir haftanın ardından, okurlarımız gözlemlerimizi soruyorlar.

Başkentte farklı görüşlerden çok sayıda siyasetçi ve STK temsilcisi ile bir araya geldik.

Gündemi son derece hareketli bir hafta yaşandı Ankara’da. 23 yıl sonra ikincisi düzenlenen İletişim Şurası’na katıldık. Geçen yıl hazırlanışına katkı sunduğumuz Şura’nın raporu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile açıklandı.

Biz Ankara’da iken iki ilçe belediyesine daha operasyon gerçekleştirildi. Gelecek Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ile görüşmemizden 2 saat sonra partiyi fesih kararı açıklandı.

**

Yine de Ankara’nın en önemli gündemi Yeni Parti’ydi. Görüşmelerimizde diğer partilerin süreçle ilgili gözlem ve yorumlarını dinleme imkanı bulduk.

Yeni Parti’ye ciddi anlamda vatandaş ilgisi ve desteği var. Bütün siyasi parti temsilcileri de bunu doğruluyorlar. Yeni Parti’nin “Özgür Özel’in Partisi” algısının yerleştiği konuşuluyor.

Vatandaşın bu ilgisinin iktidar yolunu açtığı dile getirilirken, sürecin yanlış yürütülmesinin bir anda her şeyi tersine çevirebileceği analizi de yapılıyor.

**

Gözlemlerimize gelince;

Yeni Parti’de heyecan dorukta. Herkes, gelecek için umutlu. Partide iktidar dışında bir şey konuşulmuyor. Özgür Özel’in liderliği herkes tarafından kabul edilmiş durumda.

Ancak aksayan noktalar da yok değil.

Öncelikle kuruluş sürecinin 90 milletvekili ile yürütülmesi pek mümkün görünmüyor. Genel Başkan Özgür Özel ve mevcut milletvekilleri, bir taraftan göz altılarla mücadele ederken, bir taraftan da mitingler düzenleyip ülkeyi dolaşırken, kuruluş süreci sağlıklı bir şekilde yürütülemiyor görüntüsü veriyorlar.

Süreç ile ilgili bir strateji ekibinin kurulması elzem gibi görünüyor. Burada belki eski milletvekili ve bakanlardan sürece destek almak gerekiyor.

Vatandaşın, Yeni Parti’ye sorunların çözümü için büyük umut bağladığı görülürken, bunu gerçekleştirebilecek kadroların sağlıklı bir şekilde oluşturulması gerekiyor.

**

İşte bu noktada işler çok iyi gitmiyor gibi görünüyor.

Öncelikle Yeni Parti’de siyaset yapmaya hazırlananların, toplumun mesajını tam olarak algılayamadığını gözlemliyorum. Vatandaş, Yeni Parti’yi sorunlarının çözümü için kurtarıcı olarak görüyor.

Ancak il örgütlerinde bu hedeften uzak bir görüntü çiziliyor.

CHP’nin kronik hastalığı, Yeni Parti’ye de mi sirayet edecek?

PARTİ İÇİ İKTİDAR SAVAŞLARI…

CHP’den Yeni Parti’ye geçmek için gün sayan birtakım kadrolar, toplumun beklentilerinden uzak bir anlayış içindeler. Bu gruplar tarafından Yeni Parti ve toplumun hedefleri değil, bireylerin ve grupların hedef ve başarıları planlanıyor.

Bu grupların toplumu kucaklamak gibi dertleri de yok.

**

Partinin hedefleri doğrultusunda değil, il örgütlerini ele geçirmeye, il örgütlerinde sözü söyleyen olmaya yönelik çalışmalar, partinin önündeki önemli bir tehlike olarak duruyor.

Bu durum, Yeni Parti’ye umut bağlayanları endişelendiren bir gerçek olarak karşımızda...

Şehirlerdeki gelişmeler genel merkez yöneticilerinin kulaklarına da gidiyordur. Ama CHP’de yaptıkları; “seyretmekle yetinme” yanlışını burada yapma hakları yok. Böyle bir hata, gelecekte yaşanabilecek ciddi sorunların ilk basamaklarını döşemek demektir.

**

Yeni Parti yapılanmasını, parti ve toplum hedefleri doğrultusunda çalışacak kadrolar oluşturarak gerçekleştirmelidir.

Oluşturulacak bir heyet, sadece bu konuya odaklanmalı ve çalışma yapmalıdır.

Bu heyet, şahsi hedeflere yönelik hastalıklı anlayışa geçit vermemelidir.

İl ve ilçe örgütleri, kişilerin değil, toplumun taleplerine göre şekillendirilmelidir.

Aksi durumda;

Önce toplumda, sonra da Yeni Parti’de yaşanabilecek bir HAYAL KIRIKLIĞI’nın hesabını kimse veremez