(Vergi Kaçırmanın Bir Yolu)

            -Günaydın.

            -Günaydın İbiş; Hayırdır nereden geliyorsun sabah, sabah böyle?

             -Kebapçıdan geliyorum.

            -Afiyet şeker olsun İbiş kardeş.

            -Yahu Memiş! Afiyet, mafiyet olsun da şu bizim millet hiç vergi vermek istemiyor yahu!

            -O da nereden çıktı?

            -Gittiğim kebapçıda oturacak yer olmadığı için bir süre ayakta beklemek zorunda kaldım. İçeri tıklım, tıklım.

            -E!

            -Ne ise oturacak bir yer bulup oturdum. Bir sahan yemeğimi yiyip kasaya para ödemek için kredi kartımı uzatınca adam bana kasanın hemen yanındaki levhayı gösterdi. Levhada şöyle bir yazı yazıyordu: “Kredi kartı geçersizdir.”

            -Bunda ne var?

            -Nasıl ne varMemiş! Kredi kartıyla ödeme yaptığımda, bana belge, fiş vermesi gerekir. Fişi kesince, aldığı KDV’i maliyeye yatıracağı gibi Gelir Vergisi de artmış olacak. Dükkân ağzına kadar müşteriyle dolu olduğu halde bir adet fiş dahi kesmediğini gördüm. Bu amaçla kredi kartını kabul etmiyor. Dolayısıyla düpedüz vergi kaçırıyor. Bu durumu ilgili vergi daireleri bilmiyor mu? Neden masa başında otururlar da bu gibi iş yerlerini takip etmezler. İnan ki Memiş kardeş para basıyor burası para.

            -Yahu, sen haklısın da, kimileri ne diyor biliyor musun İbiş?

            -Yok! Ne diyor?

            -Bu hökümet paraları çarçur ediyor. Baksana! Millet zar zor, kıt kanaat geçinirken, kendilerine saraylar yaptırıyorlar, Mercedesler alıyorlar. Bunlar hep benim, senin paramızla oluyor, niye vergi vereyim ki, diyorlar.

            -Öyle deme kardeş. Verdiğin vergi sana yol olarak, su olarak dönüyor Memiş.

            -Hadi oradan sen de! Ödediğimiz vergiler bize hava olarak dönüyor hava; başkalarına da saray.

            -Aslında, oturduğumuz dalı kesiyoruz. Eğitimli insanlar olsak vergi vermeyi bir görev biliriz. Ama nerede?

            -İbiş kardeş sana arkadaşlarımın başından geçen bir olayı nakledeyim.

            -Buyur.

            -Alman bir kadınla evli olan arkadaşım A’yı, Gaziantep’te ikamet eden diğer arkadaşlarım B ve C arabayla ziyarete giderken hediye olarak kristal bir avize götürüyorlar. Elleriyle tavana taktıkları sırada Alman kadın hep teşekkür ediyor. Bir ara gümrük olarak ne verdiğimizi soruyor kadıncağız. B ve C arkadaşlarım deklere etmediklerini dolayısıyla hiç gümrük ödemediklerini söyledikleri andan itibaren, kadın bir daha onlara yüz vermiyor.

            -Allah, Allah!

            -Allah, Allah ya.

            -Daha bizim o eğitim düzeyine gelene kadar dam dolusu ekmek yememiz gere.

            -Doğru.

            -Doğruda kardeş, bizi yönetenlerden bazıları olmaz yolsuzluklar bataklığına saplanırsa, birçok insanlarımızda, bile, bile vergi kaçırmayı hak olarak görüyor.

            -Vallahi ne diyeyim! Allah ıslah etsin.

            -Amin!

            -Hadi bana eyvallah.

            -Selametle ciğerim.                                                                   Orhan YALKIN