Hiç fark ettin mi?
Güzel insanlar iltifat eder.
Zengin insanlar destek olur.
Sporcular seni kendi gibi yetiştirir.
Çünkü gerçekten dolu olan, paylaşmaktan korkmaz.
İnsanın içi neyle doluysa, dışarıya onu taşır.
Kendini güzelleştirmiş biri başkasında güzeli görür. Emekle kazanmış biri, emeği tanır. Disiplinle yol almış biri, seni de o yola davet eder.
Çünkü bilir; yükselmek, başkasını aşağı çekerek olmaz.
Ama gurur duyacak hiçbir şeyi olmayanlar… Onların dili farklıdır.
İltifat bilmezler, destekten anlamazlar, öğretmek yerine küçültürler. Çünkü sen yükseldikçe, onların eksikliği daha görünür hale gelir. Ve bu aynaya bakmak ağır gelir.
Aşağı çekmek bir savunma biçimidir.
Kendi başaramadığını, başkasının elinden almak ister insan. Kendi yolunu yapamayan, başkasının yürüyüşüne çelme takar. Bu yüzden küçümseme çoğu zaman güçten değil, yoksunluktan doğar.
Oysa gerçekten güçlü olan, sessizdir.
Gösterişsizce destek olur.
Adını anmadan omuz verir.
Ve sen büyürken, bundan rahatsız olmaz; aksine gurur duyar.
Hayat şunu fısıldar:
Kimin seni yukarı çağırdığına bak.
Kimin seni kendine benzetmek istediğine.
Ve kimin seni olduğundan daha küçük hissettirdiğine.
Çünkü insan, aynaya bakar gibi davranır.
Kimi sende kendini sever, kimi ise kendi eksikliğini.
Ve sen…
Kiminle yükseldiğini, kiminle küçüldüğünü artık çok iyi bilirsin.