Gelinen noktada, Bakanlık tarafından 2012-2013 Öğretim yılı SBS sonuçlarına göre; sınava giren ve sınavla öğrenci alan liselere yerleşemeyen 581 bin civarında öğrenci, meslek liselerine ve imam-hatip liselerine yönlendirilecektir/yönlendirilmiştir. Bakanlığın yaptığı aynı açıklamada, bu öğrencilerin SBS’de 200 puanın altında puan alan öğrenciler olduğu da ifade edilmiştir.

 

Daha önceki yıllarda en azından, sınavla öğrenci alan liselerin kapasitesi 330 bin civarındayken, bu liselere yerleşen adayların aldığı en az puanın 300 olduğu, bu sene bu kapasitenin artmasıyla, bu puanın 200’e düştüğü bilinirken; yine ikametgâhına yakın meslek ve imam-hatip liselerine kayıt yaptıran öğrencilerin, bu  yıl bu liselere yönlendirilen öğrencilerden SBS başarı sıralamasına göre daha üst sıralarda olduğu tartışma götürmezdir.

 

Öğrencilerin isteği dışında lise türlerine yönlendirilmesinin yanlışlığı bir yana, SBS’ye giren 1 112 604 öğrenciden, SBS başarı sıralamasında 200 puan ve altında puan alan 581 bin öğrencinin; meslek ve imam-hatip liselerine yönlendirilmesi, bu liselerdeki eğitim-öğretimi olumsuz etkilemeyecek midir?

 

Yaldızlı sözlerle, mesleki ortaöğretimin, genel ortaöğretim içindeki payını yükseltmeyi, mesleki eğitimin “Memleket Meselesi” olduğunu yüksek sesle söyleyecek düzeyde önemsemeyi, imam-hatiplerin sayısını ve niteliğini artırmayı önüne hedef olarak koyan bir Bakanlığın; uygulamaları, söylemleri ve hedeflerinin örtüştüğünü söyleyebilir miyiz?

 

Bu durum, yani genel liselerin, Anadolu liselerine dönüştürülmesinin sonucunda ortaya çıkan durum; SBS’de en sonlarda yer alan, başarı sıralaması düşük öğrencilerin devam edeceği meslek ve imam-hatip liselerine vurulmuş bir darbe değil midir?

 

Bu uygulamayla, zaten lise türleri arasında SBS başarı sıralamasında en sonlarda yer alan meslek ve imam-hatip liselerinin, eğitim ve öğretim kalitesi açısından mezarı kazılmış olmuyor mu?

 

Ne dersiniz?