Türkiye, demografik yapısı, genç ve dinamik nüfusu ile büyük bir işgücü potansiyeline sahip bir ülke. Ancak bu potansiyelin doğru yönetilmesi ve ekonomiye etkin şekilde kazandırılması, uzun vadeli kalkınma hedeflerinin gerçekleşmesi açısından kritik önem taşıyor. İşte bu noktada, devletin belirlediği Milli İstihdam Stratejisi, sadece işsizliği azaltmayı değil, aynı zamanda işgücünün niteliklerini artırmayı, istihdamı sürdürülebilir kılmayı ve ekonomik büyümeyi desteklemeyi hedefleyen kapsamlı bir yol haritası sunuyor.

İstihdam Stratejisinin Temel Amaçları

Milli İstihdam Stratejisi, temel olarak üç ana hedef üzerine inşa ediliyor. Birincisi, işsizliğin azaltılması ve özellikle gençlerin, kadınların ve dezavantajlı grupların işgücüne katılım oranlarının artırılması. Türkiye’de genç nüfusun işsizlik oranı hâlâ ülke ortalamasının üzerinde seyrediyor ve kadınların işgücüne katılımı OECD ortalamasının altında kalıyor. Bu nedenle strateji, eğitimden istihdama geçişi kolaylaştıracak, girişimciliği destekleyecek ve mesleki eğitim programlarını yaygınlaştıracak politikaları içeriyor.

İkinci amaç, kaliteli ve sürdürülebilir istihdamın teşviki. Türkiye ekonomisi, büyük ölçüde hizmet ve sanayi sektörüne dayalı olsa da işgücünün niteliği hâlâ yeterince gelişmiş değil. Strateji kapsamında, nitelikli işgücünün artırılması için mesleki eğitim ve sürekli öğrenme programlarına yatırım yapılması öngörülüyor. Ayrıca dijitalleşme ve teknoloji odaklı sektörlerde yeni iş alanları yaratmak, ekonomik dönüşümü istihdam lehine çevirmek stratejinin öncelikli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Üçüncü amaç ise bölgesel ve sektörel istihdam farklılıklarını azaltmak. Türkiye’de istihdam oranları ve işsizlik oranları bölgeler arasında ciddi farklılıklar gösteriyor. Özellikle doğu ve güneydoğu illerinde işsizlik oranları, batı illerinin oldukça üzerinde. Milli İstihdam Stratejisi, bölgesel kalkınmayı destekleyecek teşvikler, yerel ekonomik projeler ve yatırım programları aracılığıyla işgücü piyasasının daha dengeli dağılımını sağlamayı hedefliyor.

Stratejinin Politikaları ve Araçları

Milli İstihdam Stratejisi hem doğrudan iş yaratmayı hem de işgücünün niteliklerini geliştirmeyi amaçlayan çok boyutlu politikaları içeriyor. Öncelikle mesleki eğitim ve beceri geliştirme programları, gençlerin işgücüne geçiş sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Ayrıca kadınların istihdama katılımını artırmak için esnek çalışma modelleri, kreş ve bakım desteği gibi sosyal politikalar devreye sokuluyor.

Bunun yanı sıra, istihdam teşvikleri ve mali destekler, özel sektörün yeni istihdam yaratmasını özendiren en önemli araçlardan biri. İşverenlere yönelik vergi avantajları, sigorta prim desteği ve genç işsizler için staj ve çıraklık programları, stratejinin temel unsurları arasında yer alıyor. Ayrıca, teknolojik dönüşümü destekleyen sektörlerde yatırımları artırmak, yeni iş alanları açmak ve girişimciliği teşvik etmek için özel fonlar ve hibeler de planlanıyor.

Stratejinin bir diğer önemli ayağı ise işgücü piyasasının veri ve analiz temelli yönetimi. İşgücü piyasasının ihtiyaçlarını doğru tespit etmek, hangi alanlarda nitelikli eleman eksikliği olduğunu görmek ve eğitim programlarını buna göre düzenlemek, uzun vadede stratejinin etkinliğini artıracak bir adım olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, dijital platformlar üzerinden işgücü verilerinin toplanması ve analiz edilmesi, işverenlerle iş arayanların daha etkin eşleştirilmesini sağlayacak.

Beklenen Etkiler ve Eleştiriler

Milli İstihdam Stratejisi, doğru uygulandığı takdirde Türkiye ekonomisinin yapısını güçlendirecek ve işsizlikle mücadelede önemli bir araç olacak. Özellikle gençler ve kadınlar için daha kapsayıcı bir işgücü piyasası yaratılması, sosyal adaletin güçlenmesine de katkı sağlayacak. Bununla birlikte, stratejinin uygulanmasında bazı zorluklar ve eleştiriler de bulunuyor.
Örneğin, bölgeler arası ekonomik farklılıkları azaltmak için sağlanacak teşviklerin yeterli olup olmayacağı, özel sektörün bu politikalara nasıl yanıt vereceği ve kamu yatırımlarının etkinliği gibi konular tartışılıyor. Ayrıca, dijitalleşme ve teknoloji odaklı eğitim programlarının, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan gençler için erişilebilir olup olmayacağı kritik bir soru işareti olarak duruyor.

Sonuç olarak, Milli İstihdam Stratejisi, Türkiye’nin işgücünü daha verimli, nitelikli ve kapsayıcı hale getirmeyi hedefleyen kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Genç nüfusun potansiyelini ekonomiye kazandırmak, kadınların işgücüne katılımını artırmak ve sürdürülebilir istihdam yaratmak, bu stratejinin temel amaçları arasında. Ancak başarının anahtarı, politikaların uygulanabilirliği, bölgesel ve sektörel farklılıkların göz önünde bulundurulması ve sürekli izleme ile değerlendirme mekanizmalarının etkin çalışmasına bağlı olacak. Strateji, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceği açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor; ancak bu fırsatın gerçek değere dönüşmesi, planların kararlılıkla hayata geçirilmesine bağlı.

ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar