Dün bir kez daha canımız yandı. 10 yaşındaki minik kızımız eğitim gördüğü okulda 15 yaşında bir başka kızımız tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti.
15 yaşındaki kız öğrenci, Eslem dışında 7 öğrenciyi daha bıçakla yaralamış.
Okullarda yaşanan bu olaylar, hepimizi endişeye sevk ediyor. Bu hale nasıl geldiğimizi tartışıyoruz. Okulların daha sıkı korunması gerektiğini konuşuyoruz.
Ama polisiye önlemlerle bu sorunu çözemeyeceğimizi kabul etmemiz lazım.
Öğrenciyi, öğrenciden polis koruyamaz.
Öğretmeni, ders verdiği öğrenciden polis koruyamaz.
**
Her olay sonrası olduğu gibi Milli Eğitim Bakanı, ekran karşısına geçti ve “ Olayın soruşturulması için iki müfettiş görevlendirdik.” açıklamasını yaptı.
Alkışlayalım mı?
Neyi soruşturuyorsunuz Sayın Bakan?
Okullar, eğitim yuvası olmaktan çıktı. Görmüyor musunuz? Bunu görmek için müfettişe gerek var mı?
Okullar, öğretim görülen alanlara dönüştürüldü. Eğitim çoktan bitti okullarda.
Öğrencinin psikolojisi ile, sosyal gelişimi ile ilgilenen öğretmenler sayenizde bitirildi. Dersini verip çıkıp giden, evinin geçim derdinden çocukların gelişimi ile ilgilenemeyen Milli Eğitim personelleri haline getirdiniz öğretmenleri.
Bu olayları yaşanmadan çözecek öğretmenleri, etkisizleştirdiniz, itibarsızlaştırdınız, velilerin önüne attınız.
Velileri öğretmen dövme özgürlüğüne kavuşturdunuz. Öğretmenlerinizi koruyacak yasalar için kılınızı bile kıpırdatmadınız.
**
Televizyonlarda kahramanın cezayı kestiği mafya dizileri devam ediyor. Yanlış yapanın cezasının silahla kesildiği dizileri, anne babaları ile birlikte izliyor çocuklar.
Siz de bizlerle birlikte izliyorsunuz.
Muhalif bir söylem karşısında kanallar kolaylıkla kapatılırken, insanların birer obje gibi öldürüldüğü sahneler, sabah akşam yayımlanmaya devam ediyor televizyonlarda.
Bizim gibi seyrediyorsunuz…
**
Bireysel silahlanma almış başını gitmiş.
İnsanlar bakkaldan ekmek alır gibi rahatlıkla silah alabiliyorlar. İnternet sitelerinde avcı bıçakları gibi silahları almak için bir kredi kartına sahip olmanız yetiyor.
Şiddete yönlendiren bilgisayar oyunlarının önüne geçilemiyor.
Siz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli diyorsunuz…
Kendinize göre cafcaflı bir söylemle mi eğitimdeki sorunları çözeceksiniz?
Eğitim gibi Türkçe bir kelime yerine, Maarif gibi Arapça kelimeler kullanarak mı eğitimdeki sorunları çözeceksiniz?
**
Okullarda yaşanan olaylar sonrası bu kaçıncı müfettiş görevlendirmeniz Sayın Bakan?
Size bir şey söyleyeyim mi?
Asıl, müfettişleri Milli Eğitim Bakanlığı’na göndermek gerekiyor.
Minicik canlarımız okullarda hayatlarını kaybederken, bu yüzyılda okullarda hijyen sorunları yaşanırken, öğrencilerin okullara aç geldiği bas bas bağırılırken,
Hala o koltukta nasıl oturulur?
Bunun gerçekten araştırılması gerekiyor…