SİNEK VIZILTISI

 

            Sayın Arınç, TBMM’nde, bir bayan milletvekiline “Bir kadın olarak sus” demesinin, eleştirilere sebep olması üzerine, yapılan eleştiriler için “Hiç önemli değil, bir sinek vızıltısı kadar önemli değil” diyor.

            ***

            Ben, bu konudaki diyaloglar üzerinde durmayacağım.

            “Sinek vızıltısı” üzerinde durmak istiyorum.

            ***

            Üç türlü sinek vardır; atsineği, karasinek, sivrisinek.

            Sivrisineğin de bir zehirlisi var; maazallah, paralel ve paraleli yaratanlar gibi, adamı soktu mu, sıtmayı yapıştırır.

            ***

            Atsineği, etrafı fazla dolaşmadığı için, çoğunlukla uçmaz; uçmadığı için de vızıltısını duymazsınız. Yapıştığı atın kanını emer durur; tıpkı bazı iktidarlar gibi.

            ***

            Gerek karasinek gerekse sivrisinek, bazı siyasiler gibi daldan dala konduğu için hep uçarlar. Uçarken de, tıpkı bazı kendini bilmezler gibi “vız, vız, vız” eder dururlar.

            Sivrisineğin vızıltısı, daha ince, karasineğin vızıltısı ise, sivrisineğin vızıltısına göre, biraz daha kalıncadır.

            ***

            Şimdi uyumağa çalıştığınızı düşünün; uykusu kaçan siyasiler gibi.

            Ama ortada bir sinek vızıltısı; vız, vız, vız…

            Uyu uyuyabilirsen.

            Vıııızzzzzz, vııııızzzz, vızzzzzz…

            Sinek raketi elinize alır, vızıldayan o sineği öldürmeye çalışırsınız.

            Bir bu yana, bir o yana…

            Basit gördüğünüz şu sinek vızıltısı, uykunuzu kaçırıyor…

            Keşke, yalnız uykunuzu kaçırsa.

            Sinirinizi boşaltıyor; sizde asap diye bir şey bırakmıyor.

            ***

            Birazda “sinek” ile ilgili sözlere bir göz atalım:

            Nizami, o gün hangi olayı görmüş olup da söylediği şu sözü yabana atmamak gerek; “Her kervanın çıngırağı, her şekerin sineği vardır.”

            ***

            Siz sineğin vızıltısını bir kenara bırakın, “Sinek küçüktür ama mide bulandırır.”

            ***

            Rusların çok güzel bir atasözü vardır. Derler ki “Acele hareket, yalnızca sinek yakalamaya benzer.”

            Sayın Arınç, aceleyle “Bir kadın olarak sus” demeseydi, bu kadar, Sayın Arınç’ın görüşü ve dediği gibi, vızıltı olmazdı.

            ***

            G. Helbert’in dediği gibi “Pişen aşa sinek dadanmaz.”

            Onu bunu bırakıp, aşı pişirmeye bakmalı.

            ***

            Ne diyelim; hortum, rüşvet, kayırma, yandaşlık başını alıp gidince insan Şeyh Sadi’nin şu sözlerini anmaktan geri kalamıyor:

            “Kişi bu dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe döner.”

 

                                                                                                 Orhan YALKIN