1950’li yıllarda üniversiteli öğrenciler, mevcut iki öğrenci kuruluşunun birinin taraftarı olurdu. Milli Türk Talebe Birliği ve Türkiye Milli Talebe Federasyonu.

            Üniversite öğrencilerini, kendi görüşlerine göre bu iki talebe kuruluşlarından birini seçer, arzu ettiğinde de ona üye olurdu.

            1952-1957 yılları arasında ayrı fikirlere sahip olan bu iki kuruluş arasında hiçbir çekişme, kavgaya rastlanmamıştı.

            Üniversitelerin içinde değil karakol olması, polis bile girmezdi.

            “Giremezdi” demiyorum, “Girmezdi”.

            xxx

            1957 yılından sonra, o günün iktidarı, parti adı Demokrat olmasına rağmen, demokrasiden yavaş, yavaş kopup toplum düzenini bozucu birçok kararlar almış ve uygulamaya koymuştu.

            Diğer taraftan, iki talebe kuruluşu karşı karşıya getirilmiş ve öğrenci hareketlerinin doğuşu sağlanmıştı.

            Ne yazık ki iktidar ile muhalefet, durumu kavrayamamış, el ele verememiş ve  ülkeyi çok gerilere götürecek12 Eylül 1960 darbesi olmuştu.

            Askeri darbeden sonra bu iki talebe kuruluşu kapatılmıştır.

            xxx

            Geçmişte, polis ne zaman öğrencilerin karşısına çıkarılmışsa, üniversitelerde huzur kaçmış, değişik fikre sahip öğrencilerin bölünmelerine sebep olmuştur.

            Şimdi, üniversitelerde karakol kurulmasının düşünüldüğü söylenmektedir. Eğer bu yola tevessül edilirse, öğrenciler arasında huzur daha çok bozulacak, değişik fikirli öğrencileri karşı karşıya getirecektir.

            xxx

            1980 yılından önce şahit olmuşumdur. Polis de bir insandır. Onun da bir siyasi görüşü elbette olacaktır. Ama bu görüşünü, görevi sırasında kullanmaması gerekir.

Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümünde okutulan Ticaret Bilgisi ile Olasılık Hesapları ve İstatistik derslerine girdiğim günlerde, sağcı ve solcu öğrenci çatışmalarında, ne yazıktır ki polisin taraflı davrandığına şahit olmuşuzdur.

Bu eşyanın tabiatında vardır.

xxx

            Gönül bugün, iktidar ile muhalefetin ele vermesini o kadar arzu ediyor ki!

            Ne yazık ki, iktidarın bazı konularda yanlış tutumu bunu engellemektedir.

            Eğer mesele ülke ve ülkenin geleceği ise, birlik ve beraberlik şarttır.

            Şahsi ve fevri davranışlardan kaçınılsa, bir birlerine dostluk elleri uzatılsa, hem ülkenin, hem iktidarın, hem de muhalefetin yararına olmaz mı?

            xxx

            Ne yönde olursa olsun, bölünmelerin önüne geçmek iktidar ile muhalefetin görevidir. Halk her ikisinden de bunu beklemektedir.

            Tarihin tekerrürü askeri darbeden başka, halkı huzursuz edecek olaylarında olduğunu göstermiştir.

            Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılması fikri İnşallah ülkemize zarar vermez. Aklın yolu birdir. Bunu iktidar sağlayacaktır. Muhalefetle el ele vermekten başka bir çıkış yolu olmasa gerek.