“Amacımız Gaziantep’in o olağanüstü mutfağını, olağanüstü gurme kültürünü hem ulusal bazda hem de uluslararası bazda duyurmak.”
“Bağbozumu, bölgenin kadim bir kültürü. Bağbozumu aynı zamanda bereket, sosyalleşmek demek.”
“Gaziantep’in kültürünü batıya ve gelecek nesillere aktarabilecek bir yapılanma, organizasyon. Destekliyoruz…”
“Gaziantep’in öz yapısının ortaya çıkartılması büyük önem taşıyor.”
“Ekonomik kalkınmayla beraber sosyal ve kültürel kalkınmayı da eş zamanlı götürebilelim.”
“Gaziantep son yıllarda sanayide gösterdiği hızlı gelişme sonucu bir takım yöresel kültürler olan bu tür şeyler unutulmaya yüz tutmuştur.”
**
Şire Festivali’nde siyasetçilerimiz, teker teker kürsüye çıktı ve bu görüşleri dile getirdiler.
Kültür Festivali ya, hepsi Gaziantep Kültürü’nden, geçmişimizi yaşatmaktan dem vurmuşlar.
Festival sonrası hepsi makam araçlarına binip asli görevlerine döndüler…
**
Şire Festivali yapıldı. İsterseniz oradan örnek verelim;
Gaziantep’te bağcılık ölüyor. Gaziantep’te 40 çeşit üzüm varken bugün 2 çeşit üzüm kaldı.
Bağbozumu yapmak için bile şehrin bayağı dışına çıkmak zorunda kaldı festival misafirleri…
Festivalde Gaziantep’in öz yapısından kültüründen bahsedenler, yeni bağları, bahçeleri imara açmak için festival sonrası makamlarına geçtiler.
**
Gaziantep’in muazzam bir kültüre sahip olduğundan dem vuran politikacı, Suriyeliler’in şehre doldurulmasını bizlerle birlikte seyrediyor.
Doğu’dan gelen göçü, yıllara yayarak absorbe eden Gaziantep’in, kültürüne 3 yılda 400 binlik Suriyeli göçü ile öldürücü darbe vuruluyor;
Siyasetçi seyrediyor…
Gaziantepli’nin misafirperverliğini dillerine dolayıp, sırtımızı sıvazlarken, Gaziantep’in kültürü yok oluyor.
Gaziantep, Gaziantep olmaktan çıkıyor…
Ve biz politikacılarımızı alkışlıyoruz, festival konuşmalarında;
“Gaziantep’in öz yapısını ortaya çıkaracağız…”
O konuşurken, üzüm bağlarını parsellere bölüyor mühendisler…
Ve biz alkışlıyoruz…