İnsan, dindar görünüp, İslam’a yakışmayan ve İslam’ın yasakladığı, günah, haram kıldığı işlerle uğraşanları görünce, dininden soğuma durumuna düşmekten korkuyor.

 

            İslam’da ululu emre itaat vardır. Yani yönetenlere uymak gerekir. Ama sanki ibadeti namaz kılmakta görebilen, ancak İslam’ın birçok hükümlerine uymayan yöneticiler olursa, onlara nasıl itaat edilecektir!

 

            “Kader birliği ettiğimiz, aynı kaderi paylaştığımız”, “Beraber yürüdük biz bu yollarda” gibi sözlerin ne için söylendiğini hala anlamış değiliz!

 

            Müslüman olmak, şekilcilikle olmaz. Bizler İmam Hatip’te okumadık ama ailemizden aldığımız dini terbiye dolayısıyla haramı, günahı çok iyi öğrendik. Ve hiçbir zaman etrafımızı dinimizi kullanarak ne kandırdık ne de hak yedik. Çünkü yüce Allah (c.c) kul hakkını Müslümanlara yasaklamıştır.

            Nasıl olurda dindar geçinip, Kur’an-a ters düşülür!

            Bakınız neler söylüyor Kur’an:

 

            Bakara Suresinin 188. Ayet: “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere rüşvet olarak vermeyin”.

 

            Nisa Suresi 29. Ayet: “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin”.

 

            Bakara Suresi 168. Ayet: “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin. Şeytanın izinden yürümeyin.

           

            Bakara Suresi 172. Ayet. “İman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah’a şükredin.”

 

            Al-i İmran Suresi 61. Ayet: “… Sonra gönülden dua edelim de, Allah’ın lanetini yalan söyleyenlerin üstüne atalım.”

 

            Al-i İmran Suresi 94. Ayet: “… Kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.”

 

            En’am Suresi 144. Ayet: “… İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah’a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.”

            Yunus Suresi 70. Ayet: “Onlar için dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkâr etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.”

 

            Nahl Suresi 105. Ayet: “Yalanı, ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.”

 

            Zümer Suresi 3. Ayet: “İyi bilin ki, halis din Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edilenler, ‘Biz sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz’ diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.”

             

            Mu’min Suresi 28. Ayet: “… Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.”

 

            Casiye Suresi 7. Ayet: “Her günahkâr yalancının vay haline.”

 

            Nahl Suresi 90. Ayet: “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”