Son dönemde bakıyoruz; Büyükşehir Belediyesi ile ilgili eleştirel haberlerin büyük kısmı, sosyal projelerde yapılan hatalar üzerine…
Projenin tanımı nedir?
Değişik alanlarda teknik altyapı ve maliyeti hesaplanmış, BİLİMSEL ÇALIŞMA tasarısı…
Büyükşehir Belediyesi’nde görülen en önemli sorun; Her birimin kendince bir proje yapma yarışı içerisine girmesi...
**
Burada bir FİKİR ÜRETMEK ile onu PROJELENDİRMEK arasındaki farkı ortaya koymak gerekiyor.
Fikir, projenin başlangıç noktasıdır. Ancak fikri başlangıç haliyle tek başına bir proje olarak adlandıramazsınız.
Bir fikrin proje haline getirilebilmesi için mutlaka fizibilitesinin, yani YAPILABİLİRLİĞİNİN ortaya konulması gerekir.
Bu da ancak ehil kişiler tarafından yapılabilir.
Şöyle örnek vereyim;
Hepimiz kendimize göre kullanışlı bir ev tasarımı yapabiliriz. Hatta bir mühendisten daha kullanışlı bir tasarım bile çıkarabiliriz.
Ancak sonuçta o tasarımın proje şekline dönüşmesi için bir mühendis elinin değmesi gerekir.
Teknik hesaplamaların yapılmadığı bir bina projesi, her türlü sıkıntıya açık demektir.
**
Mesela;
Bir AVM’de her reyon kendi kafasına göre kampanya düzenleyemez. Kategori birimi satışları arttırmak için fikir üretir, pazarlama ekibi de kampanyayı projelendirir.
KURUMSAL BİR YAPIDA projeler tek elden yürür.
Pazarlama mal almaya, satın alma kampanya düzenlemeye çalışmaz…
Yani HERKES KENDİ İŞİNİ yapar…
**
Buradan Büyükşehir’e dönecek olursak; Belediye bünyesinde her birimin kendince proje üretmeye çalışmasının sonuçlarını görüyoruz.
Projeden kasıt, KENDİMİZİ NASIL GÖSTERİRİZ çabası…
Masa başında, “Bu ay ne yapsak?” sohbetlerinin ardından ortaya konulan çalakalem projeler, olumsuz sonuçlarla Büyükşehir’e ve doğal olarak Fatma Şahin’e dönüyor.
Dikkat edin, olumsuz haberlerin büyük kısmı sosyal projelerle ilgili.
“Belediyemizin ve birimimizin reklamını nasıl yaparız”a odaklanarak, artı eksilerinin düşünülmediği, fizibilitelerin doğru dürüst yapılmadığı projeler, serseri mayın gibi dolaşıyor ortalıkta. Nerede patlayacakları da belli olmuyor.
**
Danışmanlık çalışmaları yaptığımız dijital dünya ile ilgili de örnek vereyim;
Belediyede her daire adına neredeyse 2-3 sosyal medya hesabı açılıp, birilerine teslim edilmiş. Her daire kendine göre çalışma içerisinde…
Sadece sosyal medya hesapları ile hata yapma riski 5-10 kat arttırılmış. Belediye adına bu hesaplardan sorunlu bir paylaşım yapılması, her an ihtimal dahilinde…
Neredeyse her daire başkanlığına ait ayrı web siteleri, daire başkanlıklarının inisiyatifi doğrultusunda açılıp kapatılıyor.
Biz de yapalım, biz de bir şeyler satalım…
Bakın kaç tane e-ticaret sitesi kurulmuş belediye birimleri adına…
Projeler, “Fayda için değil, reklamımızı nasıl yaparız”a odaklı…
Sosyal Projenin kazandıracağı artılar, belediyeye maliyeti, bu maliyetin fayda-zarar muhasebesi, projenin yaratabileceği sıkıntılar, yani fizibilitesi yapılmadan proje üretmeye odaklanmış Büyükşehir Belediyesi.
**
Yapılmış, tamamlanmış bir projenin, sonuçlarını irdeleyen, takibini yapan bir birim de yok gördüğümüz kadarıyla…
Çünkü projeler, Sayın Fatma Şahin’in lansmanını yapmasının ardından görevini tamamlıyor ekibi için.
Kamuoyuna bir proje daha sunmuş olmak, projenin ve ekibin tek amacı…
**
15 Nisan 2019 tarihli “EKİP VE BAŞARI” başlıklı yazımda ekibin önemine değinirken şöyle bitirmişim:
“Bakalım yeni kadrolar, siyasi endişeler ve hesaplarla mı şekillenecek, yoksa liyakat ve plan-programa göre mi?
Sonuçta, ilk dönemde olduğu gibi,
Skor tabelasında Fatma Şahin’in adı olacak…”
**
Bu yazıyı da şöyle bitirelim;
Projeleri tek elden yürütmediği, fizibilite çalışmalarını ihmal ettiği, projelerine teknik açıdan yön veren bir birimi olmadığı sürece, daha çok Büyükşehir ile ilgili haberleri okuyacağız.
Üstelik yavaş yavaş seçim dönemine de girerken…