Baştan aşağı rezalet… Skor rezalet oyun rezalet gidişat rezalet… Hepsi bir kenara Burak Yılmaz’ın açıklamaları tutumsuz davranışları en büyük rezalet.

Burak Yılmaz 33 puanı ben topladım diye tekrar tekrar dile getiriyor. İyi de hocam işin bu değil mi? Bunun için para almıyor musun? Toplayacaksın zaten…

Benim anlamadığım 33 puan topladığın için bir öyle bir böyle mi konuşman gerekiyor? Fenerbahçe ile oynadığın 3 maçta yediğin 12 gol ve 3 maçında da mağlubiyet ile ayrılmanı konuşmayalım mı? Sana göre değilse de bize göre ikinci kez geldiğinden beri süreçteki istatistikleri konuşmayalım mı? Takımın kötü oyunu nu, oyuncular sanki sahada yoklar gibi olmalarını falan filan, bunları konuşmayalım mı?

E tabi ne de olsa 33 puanı siz ve ekibiniz aldı. Konuşmayalım.

Peki o zaman neyi konuşalım. Siz ve ekibiniz yazsın çizsin biz de onu konuşalım. Ne de olsa burası sizin Cumhuriyetiniz aksine bir şey söylersek kötü olan biz oluruz. Taraftar olur. Biz kötü olmaktan korkmayız. Kötü olalım. Sizi ve ekibinizi yağlayıp yıkamayacağız. Bizim bir Gaziantepli duruşumuz var. Duruşu olmayanlarla birbirinizi yağlayıp yıkayın avunun. Buna sözüm yok. Zaten siz ve ekibinize ve sizi yağlayanlara da bu yakışır.

Evet, sevgili Gaziantep taraftarları, lige havlu atılmıştır. Aşağı yukarı yerimizi korursak ne âlâ. 3 maç daha kaybedersek zaten potadayız. Ve yine düşmeme mücadelesi içinde oluruz. Bazen her şey yenmek yenilmek değildir. Bir duruş meselesidir. Gaziantep FK’da birkaç kişi haricinde bir duruş kalmamıştır. O kişileri de biliyorsunuz zaten.

Burak Yılmaz ile son bir şey daha söylemek istiyorum. Futbolcu iken neyse Teknik Direktörlüğü de aynı… aynı derken yanlış olmasın DURUŞ açısından söylüyorum.

Şimdi önümüzdeki maçlara bakalım. Bizleri ne bekliyor…