Artık neredeyse her şehirde aynı manzara: 18 yaş altı çocuklar, harçlıklarını biriktirip güzellik merkezlerinde protez tırnak yaptırıyor. Uzun, yetişkin eli gibi tasarlanmış tırnaklarla dolaşıyorlar. Bu bir heves değil; ergenliğin yönünü kaybettiğinin işareti.
Ama meselenin görünmeyen tarafı daha ağır:
Bu çocuklar bunun için aileleriyle kavga ediyor. Evde tartışmalar büyüyor, sesler yükseliyor, kapılar kapanıyor. Bazıları gizli gizli gidiyor. Bazı ebeveynler ise “tek başına gitmesindense ben götüreyim” diyerek istemediği bir şeye eşlik etmek zorunda kalıyor. Hatta daha farklı riskli yönelimlerin önünü kesmek için bunu “daha az zararlı” görüp mecburen kabul eden aileler var.
Yani ortada sadece bir çocuk isteği yok.
Aileler de ciddi bir sıkışmışlık yaşıyor.
“Ben tırnak yiyorum, o yüzden yaptırıyorum” diyenler var. Oysa bu bir çözüm değil; sadece üstünü kapatma yöntemi. Altta yatan kaygı, stres ya da alışkanlık olduğu gibi duruyor. Ama biz sorunu çözmek yerine cilalıyoruz.
Asıl meseleye gelince:
Güzellik merkezleri.
18 yaş altındaki çocuklara, kimlik sormadan, aile onayı aramadan, hiçbir sınır koymadan bu işlemleri yapmak sadece ticaret değil; sorumluluktan kaçmaktır. Çocukla aile karşı karşıya gelirken, bu süreci besleyen ve normalleştiren bir alan oluşmuş durumda. Para kazanma uğruna gelişimsel sınırların bu kadar kolay esnetilmesi, kabul edilebilir değil.
Ergenlik, kimliğin oluştuğu bir dönemdir.
Bu dönemde çocuk, kim olduğunu anlamaya çalışırken, yetişkin görünümünü bedenine taşımaya yöneliyor. Bu bir estetik tercih değil; yönlendirilmemiş bir kimlik arayışıdır.
Okullar bu durumu kabul etmiyor, ama önüne de geçemiyor. Çünkü mesele okulda başlamıyor. Denetimsiz alanlarda büyüyor.
**
Buradan açık bir çağrı yapmak gerekiyor:
Belediyeler başta olmak üzere ilgili bakanlıklar bu alanı denetlemeli. 18 yaş altı çocuklara yönelik bu tür işlemler için açık ve net kısıtlamalar getirilmeli. Kimlik kontrolü zorunlu olmalı, aile onayı olmadan işlem yapılmamalı. Bu bir yasak meselesi değil; sınır koyma meselesi. Çünkü sınırın olmadığı yerde çocuk değil, piyasa belirleyici olur.