LGS bitti.
Alarm kurmadan uyanacağın sabahlar başladı. “Biraz daha soru çöz” diyen sesler azaldı.
Ve belki de ilk kez şöyle düşündün:
“Şimdi ne yapacağım?”
Aslında bu his çok normal. Çünkü uzun süre bir şeye hazırlanıp bitirdiğinde, zihin bir anda durmak ister. Biraz boş kalmak ister. Bazı günler çok rahat hissedebilirsin. Bazı günler ise aklına tekrar sınav gelebilir:
“Acaba nasıl geçti?”
“Ya kötü geldiyse?”
Ama şunu bil: Sınav bitti.
Artık değişmeyecek. Ama bu yaz… değişebilir.
Bu yaz sadece sonuç bekleme zamanı değil. Bu yaz biraz kendine dönme zamanı.
Mesela uzun zamandır yapmak isteyip ertelediğin şeyler olabilir:
Bisiklete binmek, bir parkta uzun uzun dolaşmak, arkadaşlarınla buluşmak…
Belki bir şeyler çizmek, bir oyun öğrenmek, bir şey kurup bozmak…
Hatta bazen hiçbir şey yapmamak.
Evet, gerçekten hiçbir şey.
Çünkü insan bazen sıkılırken yeni şeyler bulur. Kendi kendine kalmayı öğrenir. Ne yapmayı sevdiğini fark eder. İstersen küçük küçük şeyler deneyebilirsin:
Bir gün erken kalkıp dışarı çıkmak,
Bir gün sadece müzik dinlemek,
Bir gün birine yardım etmek…
Bunların hiçbiri “zorunlu” değil. Sadece denemek için.
O yüzden bu yazı doldurmak zorunda değilsin. Ama kendinle biraz daha tanışabilirsin.
_____
Anne babalar için de küçük bir not:
Sınav bitti ama konuşmalar bitmeyebilir:
“Kaç net yaptın?”
“Şu soruyu yaptın mı?”
“Hangi okulu istiyorsun?”
Ama çocuklar artık bunları değil, biraz rahatlamayı ister. Bazen en iyi şey, hiç sormamaktır. Bazen birlikte bir yürüyüş yapmak, birlikte oturmak, ya da sadece aynı evde sakin kalabilmek çok daha yeterlidir. Ve belki de en önemli cümle şu kadar basit:
Çocuk: “Ya kötü gelirse?”
Ebeveyn: “Ne olursa olsun bu evde yerin aynı.”
Çünkü bu yazın en önemli sonucu puan değil. Senin nasıl hissettiğin. Bazı yazlar çok şey öğretir. Bazı yazlar ise insanı toparlar. Ve bazen toparlanan bir çocuk, sonra bambaşka bir şekilde devam eder.