Sayın Arınç, şube müdürlerinin meydana çıkardığı, yolsuzluk, rüşvet, altın kaçakçılığı gibi olayı, amirlerine haber vermeden yaptıklarını; vali ve emniyet müdürüne durumu önceden bildirmediklerini söylüyor.
Doğru olabilir!
Başbakanımız, şube müdürlerinin yetki almadan bu işi ortaya çıkardıklarını söylüyor.
Doğru olabilir!
xxx
Burada prosedürün uygulanması, amirlere haber verilmesi, yetki alınması, üzerinde durulacak bir mesele olmamalıdır.
Çünkü dünyada eşine rastlanamayacak bir vurgun ortaya çıkarılmıştır. Amirlere haber vermemek, yetki istemeden işe girişmek o kadar önemli mi ki? Zanlılar, delilleriyle ortaya çıkarılmış ya…
Yasalara göre suç olan bir mesele, her şeyi ile ortaya çıkarılmışsa, artık haber verilmeliydi, yetki alınmalıydı demenin bir anlamı var mı?
xxx
Eğer amirlere haber vermemek; yetki almadan bu işe koyulmak, prosedürün uygulanmaması bakımından suç işe, şube müdürlerine bu yönden ceza verilebilir.
Ama cezalandırmak yerine, çok büyük yolsuzluğu, rüşveti, altın kaçakçılığını, para aklamayı ortaya çıkardıkları için ödüllendirilmeleri gerekmez midir?
xxx
Başbakanımız, Ordu’nun Fatsa İlçesinde yaptığı konuşma sırasında “Yargıya sesleniyorum: Yürütmeye bunu söylüyorsunuz siz de içinizde ki kirlileri temizleyiniz” diyor.
Bu sözlerindeki “de” kelimesi “dahi” anlamına geldiğine göre, yürütmedeki kirliliği kabul etmiş olmuyor mu?
xxx
Atatürk Düşünce Derneği’nde bir masa üzerinde Fahri Bulut Rızazade’in sekiz kıtadan oluşan “Kardeşçe Paylaşırken” nazım yazısının ilk dörtlüğü şöyle:
“Beraber hırsızlayıp, kardeşçe pay ederken,
Millet halinden memnun, işler iyi giderken,
Güruhu sürü yapıp, koyun gibi güderken,
Hocam suç ortağını, neden ihbar eyledin?”
xxx
Devlet için çalışıp, hayal edilmesi bile güç olan bir çirkin olayı meydana çıkarmak suç mu?
Ne dersiniz?