Bazı kavuşmalar vardır; insanı susturur.
Kelimeyi boğazda bırakır, nefesi yarım keser.
İşte ben sevdiğime öyle kavuştum.
Yokluğu içimde büyümüşken, hasret kemiklerime kadar işlemişken, geldi.
Hiçbir şeyi düzeltmeye çalışmadan, hiçbir sözü açıklamaya gerek duymadan…
Bir bakışla.
Bir dokunuşla.
Ben ‘’buradayım’’ haliyle.
Sevdiğime kavuştum;
Sanki kalbim uzun süredir kilitliydi de anahtar tam yerine oturdu. Kapı gıcırdamadı, kalp direnmedi.
Çünkü tanıdı onu.
Hasretin yakıcı tarafı vardır, insanı sertleştirir, köşelendirir.
Ama onun gelişiyle ben yumuşadım.
Tenim değil, ruh gevşedi.
O an anladım:
Arzu sadece bedende doğmaz.
Arzu, beklemiş bir kalbin sabrından çıkar.
Gecelerin suskunluğundan, söylenmemiş cümlelerden, yutulmuş gözyaşlarından…
Sevdiğime kavuştum.
Kendimi kaybetmedim.
Aksine, kendime döndüm.
Ne eksildim ne fazla geldim.
Olduğum halimle sevildim.
Şimdi bilirim ki;
Tutku bağırmaz.
Tutku, sessizce çöker insanın içine ve orada kalır.