Seni bilmem ama bana hiçte öyle gelmiyor be Usta. Haaa kafanda ve yanındaki bazıları ile veya uzaktaki... bazıları ile bu güzel.  Ülke için nasıl bir gelecek kurgusu içinde olduğunuzu bu gün menfaatı olsa bile bazılarımız biliyor da, aymazlar var.

Senin de oylarını aldığın, gelecekleri ipotek altında olan uykudakiler bilmiyor. Onlar için bu daha güzel günlerimiz diyebiliriz. Uyandırmayalım, bu devran böyle gitsin diyenleriniz,  hep birlikte pudra(!) yutmuşlar, şimdilik gemi azıya almış deli dana gibi koşuyorlar.  Yorulacaklar, takatleri kesilecek, uyuyanlar uyanacak, ne olacak o zaman. Yaşadığınıza mı sayın diyeceksiniz. Bir günün beyliği beylik dense de, geleceğe kazık mı çakacaksınız? Evladınız,( bazıları hariç ...),yeğeniniz, yakınınız yok mu? Onları zerre düşünmeden huzuru mahşerde nasıl hesap vereceksiniz?

Sizi, uzaklaştığınız Medeniyet kurallarına değilse de, Bezirganı değilseniz İslam'ın mesajlarına, gerçek Din büyüklerine, alimlerine, bildiğinizi iddaa ettiğiniz kurallarına riayet etmeye dilimiz döndüğünce davet ediyoruz. Fırat kenarında kaybolan koyunun hesabını benden sorarlar diyen, iki mumdan devlet işini yaparken devletin parası ile aldığı mumu, şahsi işini görüşürken kendi parası ile aldığı mumu yakan Hz.Ömer adaletini hafızanızdan çıkartmayın.

Adamın biri, sıfatına ne derseniz deyin, çıkar daha durrr bitireceğim seni der mesaj gönderir eller, ayaklar, diller birbirine dolanır. Büyüklük, bu gününüz daha güzel günleriniz deyip tehdit etme değil, gelecek daha da  güzel günleriniz olsun diye bilimselliğin, evrenselliğin, toplumsallığın bir harman olduğu ortak akılla çalışmaktan geçer.

Örnek arıyorsan OKU, tıpkı ömrü savaş meydanlarında geçerken 3977 kitap okuyan, 7 yabancı dil bilen, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü gibi.                                                      

Bu daha güzel günlerimiz diyorsun ya; Dur bir anlatı geldi aklıma, Oğul anasına sorar; Ana kaç koca gördün diye. Anası da dertlenip saymaya başlar; Ali,Veli, beşte ondan evveli, Recep, Şaban, Ramazan, birde Rahmetli baban… Anan kocamı gördü oğlan..

Buysa, olmadı. Eğri oturup doğru konuşalım, biz, anlatıdaki Ana gibi doyumsuz değiliz. Neyi güzel gördük de, neyi övelim? Çiftçiyi mi, Emekçiyi mi, Emekliyi mi, atanamayanı mı, Yaşa takılanı mı, canı gözünün önünde yok olan SMA hastasının yakınını mı, (kim ne derse desin ben sana hak veriyorum) sen 3. aşıyı vurulurken bir türlü anlayamadığım aşılanamayanları mı, sayende ağaç gören(!) İstanbulluyu mu, ürettiği çayını kafalarına atıp ikram(!) ettiğin, tüccara mahkum edip dereleri için mücadele eden hemşerilerini mi, kendi muhtaç himmete, gayrıya nerden himmet ede milletin, kıymetini bilemediğimiz değerli büyüğümüzün adına konuştuğu ağzı var dili yok oğulcuğunun Venezuela'ya insaniyet adına götürdüğü bilemedin 50 hadi 100 ad.  maskeleri mi..?  Nesini övüp yazayım. 

Allah bu günleri bu Millete tekrar yaşatmasın…

Hani diyorsun ya;  Bunlar daha güzel günlerimiz…                                                                    

Haa o söz, öyle Senin dediğin gibi değil, bizim bildiğimiz gibi...                                                                                                HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK...