UEFA kupasında mücadele etmek herkes tarafından güzel karşılanacaktır. Üstelik şehrin buna ihtiyacı da var. Çünkü şehir başarı bekliyor. Bu da en haklı beklentidir. Peki yönetim beklentiler için ne yapıyor ya da yapmıyor?
En başta transfer yapmıyor. Yaparsa da yapılacak en kötü transferi yapıyor. Her transfer sezonunda bunu nasıl başarıyorlar, doğrusu anlamıyorum. Hata olur ama tekrar tekrar olması düşündürücü… Eldeki kadronun yetersiz olduğunu ve temizlik yapılması gerektiğini defalarca söylüyoruz. Özellikle de transferlerin son güne bırakılmaması gerektiğini bir kez daha belirtmek istiyorum. Daha önce de demiştim, yine söylüyorum. Gaziantep FK yönetiminin bu transfer politikası İbrahim KIZIL dönemini hatırlatıyor ve bu oldukça tehlikeli. Bu tutumundan bir an evvel vazgeçmeleri gerekiyor. Maalesef ki yönetim beklentilere yönelik adım atmıyor. Umarım transfer dönemi bitmeden gereken yapılır da bizde yanılmışız der mahcubiyet bildiririz.
Erol BULUT’un hedefinin UEFA olduğu düşüncesindeyim. Sonuç olarak takımın hocası böyle bir hedefe ulaşıp, bu kulvarda mücadele etmek isteyecektir. Lakin elindeki silahlarla bunu ne kadar yapabilir doğrusu kestirmek mümkün değil. Çünkü lig maratonu uzun ve sık aralıklarla maçlar oynanıyor. Kadro genişliği çok önem arz ediyor. Olası sakatlıklar, kart cezalısı durumları ve covid vakaları gibi etkenler büyük eksiklere neden olabiliyor. Bunun örneğini Beşiktaş maçında gördük. Kadro geniş olsun diye de kim olduğu belli olmayan futbolcularda alınmamalıdır.
Hedef gerçekten UEFA ise;
Yönetim ve teknik ekip bir araya gelerek hedefinin yolunu belirlemeli. Eğer gerçekten UEFA’yı istiyorsanız, son on altıya kaldığımız Türkiye Kupası neden ilk hedefimiz olmasın? Bu, hem UEFA’ya katılmamızı sağlayacağı gibi hem de şehre renk katacaktır. Üstelik taraftarları tribüne çekerek beklentilere de cevap vermiş olacaksınız. Hem böyle bir şeyin olması Gaziantep tarihinin bir ilki olacaktır. Taktir edersiniz ki; ilkler unutulmazdır ve tarih altın harflerle yazacaktır.