Bu milletin binlerce yıllık tarihinden süzülüp gelen milli birlik ve beraberlik ruhunu yeniden dizayn etmeye kimsenin ihtiyacı yoktur.
Çünkü Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle bu millet yıllardır aynı mahallede yaşıyor, aynı iş yerinde çalışıyor, aynı sofraya oturuyor.
Ülkemin sorunu Kürtler değil, terördür.
Türkiye’nin bir Kürt sorunu varmış gibi toplumsal ayrışmayı sürekli gündeme taşımak, bu ülkenin gerçekliğini görmezden gelmektir. Türkler ve Kürtler zaten yıllardır birlikte yaşıyor, birlikte çalışıyor, birlikte ticaret yapıyor, birlikte evlat büyütüyor.
Elbette farklılıklarımız vardır. Ama farklılık başka şeydir, bölücülük başka.
Bu millet farklılıklarını yaşatır ama bölücülüğe müsaade etmez.
Çünkü Türkiye’nin en büyük gücü, farklı kimliklerin aynı vatan çatısı altında yaşayabilmesidir.
Bugün en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de budur. Türkiye Cumhuriyetine bağlı Kürt vatandaşımız ile terör örgütünü aynı kefeye koymak ne kadar yanlışsa, terör örgütüyle ilgili yapılan bir düzenlemeyi bütün Kürtlerin talebi veya kazanımı gibi göstermek de o kadar yanlıştır.
Kürt vatandaşımız PKK değildir. Dün yedi düvele karşı savaşırken Kürt kardeşlerimiz olduğu gibi, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü için terörle mücadele ederken şehit olan Kürt kökenli askerlerimiz de vardır. Terörün mağduru olan Kürt vatandaşlarımız da vardır.
Dolayısıyla Kürt halkını teröristle aynı kefeye koyarak bir düzenleme yapmak, yalnızca Türk halkına değil, Türkiye Cumhuriyetine bağlı Kürt halkına da ihanettir.
Çünkü Kürt vatandaşlarımızın iradesini bir terör örgütünün iradesiyle eşitlemek, onların bu ülkenin eşit ve onurlu vatandaşları olarak sahip olduğu demokratik iradeyi de yok saymaktır.
Milli birlik, terör örgütüyle değil. , Milletle kurulur…
Dün başka konuşup bugün bambaşka bir noktaya gelen siyasetçilerin de sorgulanması gerekir.
Siyaset değişebilir.
Şartlar değişebilir.
Devlet politikaları değişebilir.
Ama milletin hafızası değişmez.
Bu millet şehitlerini unutmaz.
Gazilerini unutmaz.
Terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlarını unutmaz.
Dağa götürülen askerini unutmaz.
Evladını şehit veren anneleri unutmaz.
Ve kimse bu milletin hafızasının birkaç siyasi söylemle silinebileceğini düşünmesin.
Türk milleti aslını hiçbir zaman unutmayacaktır. Unutturmak isteyenlere de kim olduğunu hatırlatacaktır.
Kurtuluş Savaşı’nda Türk’üyle, Kürt’üyle omuz omuza duran bu millet, kendisini bölmek isteyenlere dün nasıl geçit vermediyse bugün de vermeyecektir.
Milletimiz; şehitlerin acısı üzerinden siyaset yapanları, gazileri görmezden gelenleri, milletin hafızasını yok sayanları ve bu birliği siyasi hesaplara kurban etmek isteyenleri unutmaz.
Bugün “milli birlik” denilerek atılan her adımın hesabı elbette sorulacaktır.
Çünkü devlet karar verir, siyasetçi imza atar; ama son sözü millet söyler.
Ve o sözün adresi bellidir: SANDIK