Futbol, kazanmaya yönelik bir oyundur. Bazı zamanlar vardır ki takım kazanamasa da oynadığı oyunla taktir kazandırır. Hele de seyir zevki yüksek bir müsabaka varsa, o zaman tüm spor severler tarafından  taktir toplar. Zaten spor severler, tarafı olsa da olmasa da izlemek istediği oyun şekli de budur.  Seyir zevki yüksek, temposu hiç düşmeyen maçlar…

            Kasımpaşa maçı için TV karşısına geçmiş hiç kimse eminim ki -keyifsiz maçtı- diyemez. Çünkü ilk dakikasından son dakikasına kadar temposu yüksek olan maç ile her iki takım da teşekkürü hak etti. Çünkü sahada zamana oynamaya, oyun temposunu düşürmeye çalışan takımlar yoktu. Tam aksine kazanmak için mücadele eden takımların, keyif dolu maçına şahit olduk. Her şey resmen Premier ligi tadındaydı. Teşekkürler…

            UEFA için ilk 5 içinde olmamız gerektiğine, bunu bütün şehrin canı gönülden istediğine değinmiştik. Bizler bunları isterken takımdakilerin ne istediğini de sorguluyorduk. Kasımpaşa maçıyla bunun cevabını aldık. Takım kenetlenmiş, bir şeyleri istediğini bizlere göstermiştir. Beklenmedik şekilde 1-0 geriye düşmemize rağmen ardı arkası kesilmeyen ataklarla kazanma isteğini ve hırsını görmemek bu kadar emeğe ayıp olurdu. Tebrikler…

            Skor olarak istediğimizi alamamış olsak da oyun olarak özlediğimiz takım ruhunu sahada görebildik. Zaten bu ruh ve kazanma arzusu olmasaydı, 2-0 gerideyken beraberliği yakalayamazdık. Eğer ki biraz da şans yanımızda olsaydı, skor 2-2 iken kaçırdığımız net gol fırsatlarıyla belki de 3-2 yada 4-2 kazanmıştık. Eğer ki bu oyun böyle devam ederse, ligin geri kalan maçlarını kaybetmeden tamamlayabiliriz. Böylelikle UEFA’ya merhaba diyebileceğimizin inancındayım.

            Pinto belli ki milli arayı iyi değerlendirmiş, takımdaki taşları yerinde oturtabilmiş. Üstelik eksiklerin takıma dönmesiyle eli daha da güçlenmiştir. Hocamızın, Osama Rashid’in son iki maçtaki bariz hatasıyla yenilen gollerin farkında olduğunu düşünüyorum. Eksik oyuncuların dönmesiyle de Rashid ısrarına devam etmesi akıllarda soru işareti bırakacaktır. Umarım böyle sorulara mahal vermez. Oyuncu değişiklikleri doğru hamleler olsa da geç kalındığı düşüncesindeyim. Daha ikinci golü yememişken, oyuncu değişikliği yapılmış olsa skor farklı olabilirdi. Ayrıca Muhammed’in dönüşü hepimizi ayrıca sevindirdi. Dicko ile çok iyi şeyler yapacaklarına inanıyorum.

            Şimdi gelelim önümüzdeki maçlara... İlk beş içinde bulunmamız için sıradaki rakibimiz Alanyaspor maçı, UEFA için olmak ya da olmamak maçı niteliğindedir. Bunu başaracak kudrete sahibiz. Eğer ki bu maçtan 3 puan alamazsak, havlunun ucunu göstermiş oluruz. Gaziantep FK’ya gönül vermiş hiç kimse havlu atılsın istemez. O sebeple bu maça adapte olup, kazanmamız gerekmektedir. Bunu başaracak güce sahibiz.

            Haydi takım, UEFA kapısını tıklatma zamanı gelmiştir.

            Mutlu Haftalar Diliyorum…