Bazı iş yerleri vardır, sadece ekmek paranızı kazandığınız yer değildir. Size mesleği, insanları, hayatı öğretir; zamanla aileniz olur. Gaziantep Ekspres Gazetesi benim için tam da böyle bir yerdi.
İnsanları tanımayı, iş hayatının inceliklerini ve gazeteciliği Ekspres’te öğrendim. Kısacası Ekspres benim için bir okul, orada birlikte çalıştığım insanlar ise ikinci ailem oldu.
Mesleğe yeni başladığım yıllardan unutamadığım bir anım var. Bugün hatırladıkça hâlâ yüzümde bir tebessüm belirir.
Bir özel okulun genel müdürüyle röportaj yapmıştım. Röportaj bitti, tam ayrılacağım sırada elime bir zarf tutuşturdular. Kabul edemeyeceğimi söyledim ama genel müdür ısrarla almamı rica etti.
Ben de zarfı alıp doğru Bora Bey’in yanına gittim. Üstelik öyle sakin sakin de değil! Neredeyse ağlayarak, “Bora Bey, röportaj yaptım, bana bir de zarf verdiler!” diye dert yanıyorum.
Bora Bey’in hâlimi görünce kahkahalarla gülmeye başlamasını hiç unutmuyorum.
Şimdi düşünüyorum da, insan mesleğe yeni başlayınca neyi nasıl karşılayacağını bilemiyor. Ben o gün zarfı almıştım ama sanki başıma büyük bir iş gelmiş gibi soluğu Bora Bey’in yanında almıştım!
Bugünkü tecrübemle aynı durumla karşılaşsam herhâlde ağlamak yerine gülümserdim. Çünkü yıllar insana çok şey öğretiyor. Emeğin değerini, mesleğin sorumluluğunu ve iş hayatının inceliklerini zamanla öğreniyorsunuz.
İşte Ekspres bana bunları da öğretti. Bu yüzden benim için Gaziantep Ekspres, bir gazetenin çok ötesinde bir anlam taşıyor.
Geçmişe dönüp baktığımda geriye yalnızca haberler, röportajlar ve çalışma yılları kalmıyor; dostluklar, kahkahalar ve unutulmaz anılar da kalıyor.
İyi ki yollarımız Gaziantep Ekspres’te kesişmiş. İyi ki bu ailenin bir parçası olmuşum.
Nice senelere Gaziantep Ekspres Gazetesi! Kaleminiz güçlü, yolunuz açık olsun.