Vatandaşa “Şükret, daha kötüsü de var” demek kolay. Zor olan, ona insanca bir hayat sunabilmek!
AK Parti Milletvekili İsmail Güneş’in Kenya’yı örnek göstererek Türkiye’de yaşadığımız için mutlu olmamız gerektiğini savunduğu yönündeki açıklaması, insanı ister istemez düşündürüyor. Neden kendimizi hep bizden daha kötü koşullarda yaşayanlarla kıyaslıyor, Almanya’yı, Fransa’yı, İngiltere’yi örnek almıyoruz?
Sayın vekilim, meclis bütçesiyle ülke ülke gezmek başka, geçim derdiyle boğuşan vatandaşın hayatını yaşamak başkadır!
Ben Almanya’da yaşıyorum. Burada da sorunlar var elbette. Ancak gerekli şartları sağlayan işsizlere ödenek veriliyor, yeni iş bulmaları için destek sunuluyor. Mesleki eğitim veya ehliyetini geliştirmek isteyenlerin masrafları belirli koşullarda karşılanabiliyor. Çocuğuyla yalnız kalan ebeveynler için de sosyal destekler mevcut.
İşte sosyal devlet, insanın zor gününde yanında olabilmektir.
Peki, Türkiye’de vatandaş neden geçim, kira ve gelecek kaygısıyla boğuşuyor? Neden daha iyi yaşam koşulları talep ettiğinde kendisine başka ülkelerdeki yoksulluk örnek gösteriliyor?
Kenya’yla kıyaslayınca kiralar düşmüyor, maaşlar artmıyor, işsizlik ortadan kalkmıyor! Başka ülkelerin sorunlarını anlatmak, Türkiye’deki sorunları çözmüyor.
İnsanımız lüks istemiyor; emeğinin karşılığını almak, evinde huzurla yaşamak, çocuğunun geleceğinden korkmamak istiyor. Bunlar ayrıcalık değil, insanca yaşamın temel şartlarıdır.
Sayın vekilim, vatandaşın neden mutlu olması gerektiğini anlatmak yerine, neden bu kadar kaygıyla yaşadığını sorgulamak gerekmez mi?
Biz başka ülkelerin vatandaşı olmak istemiyoruz. Kendi ülkemizde, kendi memleketimizde insanca yaşamak istiyoruz.
Bir ülkenin başarısı, vatandaşına “Daha kötüsü de var” diyerek ölçülmez. Asıl başarı, vatandaşına daha iyi bir hayat sunabilmektir.