İçiniz rahat olsun anne ve babam. Öyle bir evlat yetiştirdiniz ki ne kimsenin malında gözüm var, ne de kimseye kötü bir sözüm. Sizin sayenizde başım dik, vicdanım rahat çok şükür.
Bu hayatta insanın sahip olduğu en büyük miras ne para ne de makamdır. Asıl miras, anne ve babasının ona bıraktığı ahlaktır, karakterdir, insanlıktır. Siz bana dürüst olmayı öğrettiniz. Haksızlığa uğrasam da haksızlık yapmamayı, kırılmayı göze alıp kimseyi kırmamayı öğrettiniz. Belki büyük servetler bırakmadınız ama ömür boyu taşıyacağım değerler bıraktınız.
Bugün dönüp etrafıma baktığımda, insanların birbirine güvenmekte zorlandığı, çıkarların dostlukların önüne geçtiği bir zamanda sizin verdiğiniz terbiyenin kıymetini daha iyi anlıyorum. Çünkü insan, sahip olduklarıyla değil; vazgeçmedikleriyle ölçülür. Ben dürüstlükten, saygıdan ve merhametten vazgeçmedim. Bunun sebebi de aldığım aile terbiyesidir.
Hayat bazen zorladı, bazen yordu. Kimi zaman emeğimin karşılığını alamadım, kimi zaman iyi niyetimin bedelini ödedim. Ama hiçbir zaman yolumu değiştirmeyi düşünmedim. Çünkü biliyordum ki doğru yolda yürümek, kısa yoldan kazanmaktan daha değerlidir. Siz bana bunu öğrettiniz.
Bugün adım geçtiğinde insanlar arkamdan kötü konuşmuyorsa, bir selam verdiğimde yüzler gülüyorsa, bunun altında sizin yıllarca verdiğiniz emek vardır. Bir evladın başarısı yalnızca kendi başarısı değildir; anne ve babasının sabrının, fedakârlığının ve dualarının eseridir.
Bu yüzden gönlünüz rahat olsun. Sizden aldığım değerleri yarınlara taşımaya devam edeceğim. Ne doğruluktan şaşacağım ne de insanlığımdan ödün vereceğim. Çünkü bana bıraktığınız en büyük miras, temiz bir isim ve dimdik bir duruştur.
Ve insanın hayatta bırakabileceği en kıymetli iz de budur.